Yazar - admin

İşçilik Alacakları Nedir? Kıdem, İhbar, Fazla Mesai ve Yıllık İzin Ücreti Rehberi

İşçilik alacakları; işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan ve çoğunlukla iş sözleşmesinin sona ermesiyle gündeme gelen parasal hakları ifade eder. Uygulamada en çok karşılaşılan kalemler; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ve ulusal bayram/genel tatil ücretleridir. Bu rehber, işçilik alacakları konusunda temel kavramları, hangi şartlarda talep edilebileceğini ve sürecin nasıl ilerlediğini bilgilendirme amaçlı olarak açıklar. İşçilik Alacakları Hangi Hakları Kapsar? İşçilik alacakları, işçinin çalışma süresi içinde hak ettiği ancak ödenmeyen veya eksik ödenen ücret ve tazminatları kapsar. Alacak türleri somut olaya göre değişmekle birlikte, aşağıdaki başlıklar en sık görülen işçilik alacaklarıdır: Kıdem Tazminatı Kıdem tazminatı, işçinin en az bir yıl çalışması ve iş sözleşmesinin kanunda öngörülen koşullarda sona ermesi halinde gündeme gelen tazminattır. Kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı; fesih nedeni, işçinin kıdem süresi, iş sözleşmesinin türü ve diğer özel şartlara göre değerlendirilir. Uygulamada en çok tartışılan konular; fesih gerekçesinin niteliği, bordrolar ve ödeme kayıtları ile çalışma süresinin ispatıdır. İhbar Tazminatı İhbar [...]

Daha fazla oku...

Türkiye’de Geri Gönderme Kararı ve Gönüllü Geri Dönüş Süreci: Hukuki Değerlendirme

Türkiye, hem transit hem de hedef ülke konumuyla uluslararası göç hareketlerinin yoğun olarak yaşandığı bir coğrafyada yer almaktadır. Bu çerçevede, ülkeye yasal yollarla girip süresi dolduktan sonra kalan ya da hiç yasal giriş yapmadan ülkede bulunan yabancılar hakkında geri gönderme (sınır dışı) kararları verilebilmekte, bazı durumlarda ise kişilerin gönüllü olarak ülkelerine dönüşleri sağlanmaktadır. Bu makalede, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) kapsamında uygulanan geri gönderme kararı süreci ile gönüllü geri dönüş alternatifine ilişkin temel hukuki çerçeve ve uygulamada karşılaşılan durumlar ele alınacaktır. Geri Gönderme (Sınır Dışı) Kararı Nedir? Geri gönderme kararı, bir yabancının Türkiye’de bulunmasının yasadışı olduğunun tespit edilmesi durumunda, İl Göç İdaresi Müdürlükleri tarafından verilen ve kişinin ülkesine veya üçüncü bir ülkeye gönderilmesini öngören idari bir işlemdir. Yasal Dayanak YUKK madde 54, hangi hallerde geri gönderme kararı verilebileceğini düzenlemiştir. Bunlardan bazıları şunlardır: Türkiye’ye yasadışı giriş veya çıkış yapmak, Sahte belge kullanmak, İkamet izni olmadan kalmak, Kamu düzeni, kamu güvenliği veya [...]

Daha fazla oku...

Trafik Kazasından Doğan Tazminatlar

Trafik kazalarından doğan tazminat talepleri, kaza sonucunda zarar gören kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla hukuki yollarla talep edilen maddi ve manevi tazminatları kapsar. Bu tür tazminatlar, kazanın niteliğine ve tarafların sorumluluk durumuna göre şekillenir. Türkiye’de trafik kazaları sonucunda talep edilebilecek tazminat türleri şunlardır: 1. Maddi Tazminat: Maddi tazminat, kaza sonucu zarar gören kişinin uğradığı maddi kayıpların karşılanmasını amaçlar. Bu tazminat türü iki ana başlık altında ele alınır: Tedavi Giderleri: Trafik kazası nedeniyle yaralanan kişinin hastane, ilaç ve tedavi masrafları karşılanır. Bu giderler kaza tarihinden itibaren belgelenerek talep edilebilir. Çalışma Gücünün Kaybı Tazminatı: Kaza sonrası mağdurun kalıcı bir sakatlık yaşaması durumunda, bu kişiye çalışma gücünde kayıp yaşadığı sürece tazminat ödenebilir. Bu tazminat, kişinin yaşı, gelir durumu ve sakatlık oranına göre belirlenir. Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Trafik kazası sonucu bir kişinin hayatını kaybetmesi halinde, ölen kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişiler (eş, çocuklar, anne-baba vb.) destekten yoksun kaldıkları gerekçesiyle maddi tazminat talep edebilir. Kazanç [...]

Daha fazla oku...

İş Hukukunda Şirketlerin Sıkça Karşılaştığı Sorunlar ve Çözüm Yolları

İş hukuku, hem işçi hem de işveren açısından karmaşık ve oldukça hassas bir alandır. Şirketler, iş hukuku kapsamındaki hak ve yükümlülüklerini tam olarak anlamadıklarında çeşitli sorunlarla karşılaşabilirler. İş hukuku konusunda yaşanan uyuşmazlıklar, doğru yönetilmediğinde maddi ve manevi kayıplara yol açabilir. Bu nedenle, iş hukukunun temel prensiplerine hakim olmak ve şirket içi uygulamaları buna göre şekillendirmek, şirketlerin hukuki risklerini minimize eder. Bu makalede, iş hukuku alanında şirketlerin sıkça karşılaştığı başlıca sorunları ve bu sorunlarla başa çıkabilmek için uygulanabilecek çözümleri ele alacağız. 1. İş Sözleşmelerinin Yanlış veya Eksik Düzenlenmesi Şirketlerin iş hukuku bağlamında en sık karşılaştığı sorunların başında, iş sözleşmelerinin yanlış veya eksik düzenlenmesi gelir. İş sözleşmeleri, işveren ve işçi arasındaki hukuki ilişkiyi belirleyen en önemli belgedir. Eksik veya hukuka aykırı düzenlenen bir iş sözleşmesi, işverenin karşılaşabileceği sorunları artırır. Çözüm: •Standart ve Özelleştirilmiş Sözleşmeler: Şirketlerin her pozisyon için ayrı ve işin niteliğine uygun iş sözleşmeleri hazırlamaları gerekir. Bu sözleşmelerde işin tanımı, [...]

Daha fazla oku...

Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir? Süreç ve Şartlar Nelerdir?

Anlaşmalı boşanma davası, evlilik birliğini sona erdirmek isteyen çiftlerin boşanma konusundaki tüm detaylarda uzlaşarak, mahkemeye başvurduğu dava türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde düzenlenen anlaşmalı boşanma, en hızlı ve sorunsuz boşanma yöntemlerinden biri olarak kabul edilir. Ancak, anlaşmalı boşanma davası açabilmek için belirli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu makalede, anlaşmalı boşanma davasının şartları, süreçleri ve dikkat edilmesi gereken noktaları detaylı bir şekilde ele alacağız. Anlaşmalı Boşanma Davası Şartları Anlaşmalı boşanma davası açabilmek için hem yasal hem de pratik bazı koşulların yerine getirilmesi gerekir. İşte bu şartlar: 1.Evlilik Süresi: Anlaşmalı boşanma davası açabilmek için evlilik süresinin en az bir yıl olması gerekir. Bir yıldan kısa süreli evliliklerde anlaşmalı boşanma davası açılamaz; bu durumda çekişmeli boşanma davası gündeme gelir. 2.Tarafların Uzlaşması: Anlaşmalı boşanmanın en önemli şartı, eşlerin boşanma, velayet, nafaka, mal paylaşımı gibi tüm konularda tam uzlaşmaya varmış olmasıdır. Taraflar, bu uzlaşmayı bir protokol ile mahkemeye sunar. 3.Boşanma Protokolü Hazırlanması: Eşler, [...]

Daha fazla oku...

İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davası

İhtiyaç sebebiyle tahliye davası, kiraya verenin kendisi, eşi, çocukları, anne, baba veya diğer bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ya da işyeri ihtiyacını karşılamak amacıyla kira sözleşmesini sona erdirmek istemesi durumunda açılan bir dava türüdür. Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesi, ihtiyaç sebebiyle tahliye hakkını düzenler ve kiraya verenin bu hakkı kullanabilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu makalede, ihtiyaç sebebiyle tahliye davası ile ilgili hukuki süreçler ve dava açma şartları ayrıntılı şekilde ele alınacaktır. İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davası Nedir? Kiraya verenin, kiralanan taşınmaza olan ihtiyacını karşılamak amacıyla kiracıyı tahliye ettirme talebiyle açtığı dava, ihtiyaç sebebiyle tahliye davası olarak adlandırılır. Bu dava, hem konut hem de işyeri kiraları için geçerlidir. Ancak kiraya verenin gerçek bir ihtiyacı olması ve bu ihtiyacını ispat edebilmesi önemlidir. İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davasının Şartları İhtiyaç sebebiyle tahliye davası açabilmek için belirli şartlar yerine getirilmelidir: 1. Gerçek ve Samimi İhtiyaç: Kiraya verenin kendisi, eşi, çocukları, anne-baba ya [...]

Daha fazla oku...

Trafik Kazalarından Doğan Sürekli Sakatlık

  Trafik Kazalarından Kaynaklı Olan Sürekli Sakatlıklarda Tazminat Trafik kazalarına bağlı olarak gerçekleşen kazalarda haksız fiile uğramış ve beden gücünden kayıp yaşamış olan her kazanın mağduru ,sürekli sakatlığa ilişkin tazminini zarara sebebiyet veren kişilerden veya sorumlu sigorta şirketlerinden isteyebilmektedir.   Sürekli Sakatlık Nedir?   Sürekli sakatlık, kişinin kaza neticesinde süreklilik arz edecek sakatlık nedeniyle yaşadığı beden gücü, efor kaybı anlamına gelmektedir. Borçlar Kanunu 41. Madde ve 46. Madde ,kaza sonucu beden gücü ve efor kaybı yaşayan kişilerin uğramış olduğu zararların ilgili kişi veya kurumlardan talep edilmesi hususunu düzenlemektedir. Borçlar Kanunu 41. Madde “Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.’’ Borçlar Kanunu 46. Madde “Bedensel bir zarara uğrayan kimse, çalışma gücünün tamamını veya bir kısmını yitirmekten ve ilerde iktisadi yönden karşılaşacağı yoksulluktan doğan zararını ve bütün masraflarını isteyebilir” denilmiştir.   İlgili maddelerden de anlaşılacağı üzere zararın tazmininden anlaşılması [...]

Daha fazla oku...

Nafaka Alacağı

Birikmiş Nafaka Nasıl Alınabilir   Nafaka, boşanma davası devam ederken veyahut boşanma kararı verildikten sonra eşin veya müşterek çocukların maddi yoksunluğa düşmemeleri için, mahkemece hükmedilen ve eşlerden birinin maddi gücü oranında sağladığı yardımdır. Mahkemece hükmedilen nafakanın nafaka borçlusu tarafından ödenmemesi durumunda nafakadan yararlanacak olanlar ciddi problemler yaşayabilmektedirler. Böyle bir problemin yaşanması durumunda ödenmeyen nafaka için icra takibi yoluna başvurarak devlet gücü ile ödenmesi sağlanabilir. Nafaka alacağına ilişkin icra takibi başlatabilmek için bu alacağın varlığını gösteren bir mahkeme kararının olması gerekmektedir. Aksi takdirde taraflar arasında mahkeme nezdinde yapılmamış anlaşmalar nafaka alacağı kapsamına girmemektedir.   Peki Ödenmeyen Nafaka İçin İcra Takibi Nasıl Başlatılır   Bu sorunun cevabı nafakanın türüne göre değişkenlik göstermektedir. Üç tür nafaka vardır. Bunlar; Tedbir Nafakası, Yoksulluk Nafakası ve son olarak İştirak Nafakasıdır.   Tedbir Nafakası İçin İcra Takibi   Tedbir Nafakası, boşanma davası esnasında, maddi gücü yüksek olan eşin karşı tarafın kendisine veya çocuklarının maddi yoksulluğa düşmemesi ve evlilik birliği içerisinde olan yaşam [...]

Daha fazla oku...

Ayırımcılık Yasağına Aykırılığın ispatı   Ayrımcılık yasağına aykırı davranışın ispatı uygulamada özel önem taşıyan bir konuyu oluşturmaktadır. Kanun Koyucu bu konuda genel kurallardan ayrılmamış ve Kanunda, İş Kanununun 20. Maddesi hükümleri saklı kalmak üzere işverenin yukarıdaki fıkralara aykırı davrandığını işçinin ispat etmekle yükümlü olduğunu belirtmiştir.   Buna karşılık, işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durum ortaya koyduğunda işveren bunun mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü olur. Bu düzenleme ile ayrımcılık yasağına aykırılığın ispatına ilişkin kolaylık getirilmiş olup mevzuatımız ile ispat yükünün yer değiştirmesine ilişkin esaslar benimsenmiştir.   Öte yandan 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları Eşitlik Kurumu Kanunda, bu kanun kapsamına giren ayırımcılık iddialarına ilişkin olarak özel bir ispat kuralı getirilmiştir. Buna göre, “Münhasıran ayrımcılık yasağının ihlali iddiasıyla kuruma yapılan başvurularda, başvuranın iddiasının gerçekliğine ilişkin kuvvetli emarelerinin ve karine oluşturan olguların varlığını ortaya koyması halinde, karşı tarafın ayrımcılık yasağını ve eşit muamele ilkesini ihmal etmediğini ispat etmesi gerekir” [...]

Daha fazla oku...

İşveren Açısından Haklı Nedenle Fesih

İş Akdinin İşveren Tarafından Haklı Nedenle Feshi   Haklı Neden Fesih   Dürüstlük kuralları gereği iş sözleşmesinin sürdürülmesinin beklenemediği durumlarda taraflardan birine feshetme yetkisi veren bir haktır. Taraflardan biri için sürdürülemeyecek bir hal oluşmuşsa haklı nedenle fesih hakkı ortaya çıkacaktır. Haklı nedenle feshe dayanak olan madde ise TBK md 435’tir.   TBK md 435 : Taraflardan her biri, haklı sebeplerle sözleşmeyi derhâl feshedebilir. Sözleşmeyi fesheden taraf fesih sebebini yazılı olarak bildirmek zorundadır. Sözleşmeyi fesheden taraftan, dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisini sürdürmesi beklenemeyen bütün durum ve koşullar, haklı sebep sayılır.   İş Kanununda ise taraflara haklı nedenle fesih hakkı tanıyan durumlar İş Kanununun 24. Ve 25. Maddelerinde belirtilmiştir. İş veren açısından haklı nedenle fesih hakkı veren durumlar 25. Maddede toplanmıştır.   İşveren Açısından Haklı Fesih Nedenleri   Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: Sağlık sebepleri: İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye [...]

Daha fazla oku...
Telefon Hemen Ara
Whatsapp WhatsApp