Hukuki Danışmanlık

Toplu İşçi Çıkarma: Şartlar, Bildirim Süreci ve 2026 Cezası

Bir şirketin küçülme kararı aldığında yaptığı fesihler, belirli bir sayıyı aştığı anda tek tek fesihler olmaktan çıkar ve toplu işçi çıkarma hâline gelir. Bu noktadan sonra işveren; bildirim yükümlülüğü, otuz günlük bekleme süresi ve sendika temsilcileriyle görüşme gibi ayrı bir usule tabidir. Usule uyulmamasının yaptırımı da toplu işler: idari para cezası çıkarılan her işçi için ayrı ayrı uygulanır. Aşağıda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 29. maddesinin işveren açısından ne zaman devreye girdiği, sürecin hangi sırayla yürütülmesi gerektiği ve 2026 yılı itibarıyla yaptırımların ne olduğu ele alınmıştır. Toplu işçi çıkarma ne zaman başlar: eşikler 29. madde, toplu işçi çıkarmayı işyerindeki işçi sayısına göre kademelendirir. Belirleyici olan, bir aylık süre içinde işine son verilen işçilerin toplamıdır: İşyerinde çalışan işçi sayısı Bir ay içinde çıkarılan işçi Örnek 20’den az 29. madde uygulanmaz 15 işçili işyerinde 8 işçinin çıkarılması toplu işçi çıkarma değildir 20 – 100 En az 10 işçi 60 işçili işyerinde 10 işçi 101 – 300 En az %10 150 işçili işyerinde [...]

Daha fazla oku...

Deneme Süresinde İşten Çıkarma: İşverenin Hakları ve Sınırları

Deneme süresi, işverene tanınmış en geniş fesih serbestisidir: bu süre içinde bildirim yapmak da, tazminat ödemek de gerekmez. Tam bu nedenle uygulamada sınırları fazlasıyla geniş yorumlanır. Oysa kanun bu serbestiye üç ayrı yerden sınır çizmiştir; süre sınırı, sözleşme şartı ve serbestinin kapsamı. Bu üç sınırın herhangi birinin aşılması, “tazminatsız” sanılan bir feshi tazminatlı hale getirir. Aşağıda deneme süresinin işveren açısından hangi noktalarda güvenli, hangi noktalarda riskli olduğu; mevzuattaki karşılıkları ve pratik sonuçlarıyla birlikte ele alınmıştır. Deneme kaydı sözleşmede yoksa deneme süresi de yoktur 4857 sayılı İş Kanunu’nun 15. maddesi “Taraflarca iş sözleşmesine bir deneme kaydı konulduğunda…” ifadesiyle başlar. Yani deneme süresi, işe alımın doğal bir aşaması değil, sözleşmeye konulması gereken bir kayıttır. Sözleşmede böyle bir kayıt yoksa, işçi fiilen yeni başlamış olsa bile deneme süresi hükümlerinden yararlanılamaz. Bunun pratik sonucu şudur: sözlü olarak “iki ay deneme” denilerek işe alınan ve ikinci ayda çıkarılan bir işçi bakımından işveren, 15. [...]

Daha fazla oku...

SGK İşten Çıkış Kodları ve Anlamları

İşten çıkış kodu, işverenin doldurduğu bir kutucuktan ibaret değildir. İş sözleşmesinin kim tarafından ve hangi sebeple sona erdirildiğine dair resmî beyanınızdır — ve işçinin kıdem tazminatına, ihbar tazminatına ve işsizlik ödeneğine erişimini doğrudan etkiler. Kodun fesih gerekçenizle çelişmesi, sonradan açılacak bir dosyada aleyhinize okunur. Bu yazıda kodun nerede bildirildiğini, tam listeyi ve seçimde en çok yapılan hataları ele alıyoruz. Kod nerede ve ne zaman bildirilir Kod, Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesinde yer alır ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun işveren sistemi üzerinden bildirilir. Süre kanunda düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanun’un 9. maddesi, sigortalılığı sona erenlerin durumunun işverenleri tarafından “en geç on gün içinde Kuruma bildirilir” demektedir. Bildirimin süresinde yapılmaması, aynı Kanun’un 102. maddesi kapsamında idari para cezası doğurur. Bildirgede sigortalının kimlik bilgileri, çıkış tarihi, çıkış nedeni kodu ve varsa meslek kodu bulunur. 2021’de ne değişti: 29 numaralı kod kaldırıldı Bu, internetteki listelerin çoğunun hâlâ yansıtmadığı bir değişikliktir. Eskiden İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendindeki — [...]

Daha fazla oku...

Yıllık İzni İşveren Belirleyebilir mi?

İşverenlerin yıllık izin konusundaki sorusu “yıllık izin nedir” değildir. Soru şudur: izni ne zaman kullandıracağıma ben mi karar veririm? Cevap ikiye ayrılır. Zamanlamada işveren geniş bir yetkiye sahiptir — işçinin istediği tarihle bağlı değildir. Buna karşılık izni bölmek konusunda yetkisi yoktur. Bu iki kuralın karıştırılması, uygulamadaki hataların çoğunun kaynağıdır. İzni kim belirler Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nin 8. maddesi açıktır: “İzin kurulu veya işveren, işçinin istediği izin kullanma tarihi ile bağlı değildir.” Ancak bu yetki sınırsız değildir. Aynı madde devam eder: “Ancak, izin sıra ve nöbetleşmesini göstermek üzere söz konusu kurulca düzenlenecek çizelgeler işçinin talebi ve iş durumu dikkate alınarak hazırlanır.” Konu Kural Dayanak İşçinin talebi İşçi, kullanmak istediği zamandan en az bir ay önce yazılı olarak bildirir Yönetmelik m.7 İşverenin bağlılığı İşçinin istediği tarihle bağlı değildir Yönetmelik m.8 Ancak Çizelgeler işçinin talebi ve iş durumu dikkate alınarak hazırlanır Yönetmelik m.8 Aynı tarihe rastlayan istekler Öncelik, kıdem ve bir önceki yıl iznini kullandığı tarih dikkate alınarak belirlenir Yönetmelik m.8 Dönem tayini İşveren, izin kuruluna danışarak, işlerin [...]

Daha fazla oku...

Arabuluculukta İşvereni Kim Temsil Eder?

İşçilik alacağı ve işe iade taleplerinde dava açılabilmesi için önce arabulucuya başvurulmuş olması gerekir. Yani her iş uyuşmazlığı, mahkemeye gitmeden önce bu kapıdan geçer. Şirketler için kritik olan nokta şudur: ilk toplantıya kimin, hangi belgeyle katıldığı yalnızca bir usul ayrıntısı değildir. Yanlış kurgulandığında, davayı kazansanız bile yargılama giderlerinin bir kısmını üstlenmenize yol açar. Hangi uyuşmazlıklarda zorunlu, hangilerinde değil İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi kapsamı belirler: “Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” 2023’te eklenen cümleyle bu alacak ve tazminatlara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da kapsama alınmıştır. Uyuşmazlık Arabuluculuk Kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık izin ücreti gibi işçilik alacakları Zorunlu İşe iade talebi Zorunlu İşverenin işçiden alacağı Zorunlu Bu alacaklara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit, istirdat Zorunlu İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davaları Zorunlu değil (m.3/3) Son satır [...]

Daha fazla oku...

Alt İşverenlik İlişkisinde Muvazaa

Alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı sayılmasının sonucu tek cümlede özetlenebilir: alt işverenin işçileri, başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır. Bu, ileriye dönük bir yaptırım değildir. Geriye yürür. Üç yıldır taşeron bordrosunda görünen bir işçi, muvazaa tespiti hâlinde üç yıldır sizin işçinizmiş gibi işlem görür — kıdemiyle, ücret farklarıyla, sosyal haklarıyla birlikte. Bu yazıda kanunun ve yönetmeliğin aradığı şartları, denetimde bakılan ölçütleri ve sözleşmede bulunması zorunlu unsurları ele alıyoruz. Kanun ne diyor İş Kanunu’nun 2. maddesi, ilişkiyi tanımlarken üç unsuru bir arada arar: işin yardımcı iş olması ya da asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmesi, ve alt işverenin işçilerini sadece o işyerinde çalıştırması. Aynı madde, geçerli bir ilişkide dahi asıl işvereni serbest bırakmaz: “Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile [...]

Daha fazla oku...

İşyeri Devrinde Devredenin Sorumluluğu

İşyeri devri bir sözleşme meselesi gibi görünür; gerçekte bir işçilik yükümlülüğü devridir. Devir sözleşmesinde ne yazarsa yazsın, iş sözleşmeleri kanun gereği devralana geçer ve devralan, işçinin devreden yanında işe başladığı tarihten itibaren sorumlu olur. En pahalı hata, bu tablonun devir bedeli belirlendikten sonra fark edilmesidir. Bu yazıda kanunun kurduğu iki ayrı sorumluluk rejimini, devirle birlikte gelen fesih yasağını ve devir öncesinde yapılması gereken incelemeyi ele alıyoruz. Devirle birlikte ne oluyor İş Kanunu’nun 6. maddesinin ilk iki fıkrası çerçeveyi kurar: “İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer.” “Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür.” Buradaki iki ifade sonucu belirler. Birincisi, sözleşmelerin geçişi için işçinin onayı aranmaz; geçiş kanundan doğar. İkincisi, kıdem sıfırlanmaz. Devralan, on yıllık [...]

Daha fazla oku...

Performans Düşüklüğü Nedeniyle İşten Çıkarma

Performans düşüklüğü, işverenin elindeki en meşru fesih sebeplerinden biridir. Buna rağmen işe iade davalarında en çok kaybedilen fesih türüdür. Sebebi şudur: kanun bu konuda çok az şey söyler. Aranan şartların büyük bölümü kanun metninde değil, uygulamada şekillenmiştir. İşveren kanuna baktığında kendini haklı görür; mahkemede karşısına kanunda yazmayan ölçüler çıkar. Bu yazıda ikisini birbirinden ayırarak ele alıyoruz. Kanun ne diyor, ne demiyor İş Kanunu’nun 18. maddesi, geçerli fesih sebeplerini sayarken “işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebep” ifadesini kullanır. Performans düşüklüğü buradaki yeterlilik başlığına girer. 19. maddenin ikinci fıkrası ise şunu emreder: “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez.” 20. maddenin ikinci fıkrası da ispat yükünü dağıtır: “Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir.” Kanunun performans konusunda söyledikleri bundan ibarettir. Aşağıdaki tablo, hangi şartın kanundan hangi şartın uygulamadan [...]

Daha fazla oku...

İşveren Fesih Bildirimi Nasıl Yazılır?

İşe iade davasında mahkemenin önüne giden ilk belge fesih bildirimidir. Dava çoğu zaman o belgenin içeriğiyle kazanılır ya da kaybedilir; çünkü feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü işverendedir ve işveren, bildirimde yazdığı sebeple bağlıdır. Üstelik Temmuz 2025’te İş Kanunu’nun bildirim usulünü düzenleyen maddesi değişti. Değişiklik elektronik bildirimin önünü açtı ama fesih bildirimini kapsam dışında bıraktı. Bu ayrımı bilmeyen bir insan kaynakları birimi, geçerli sandığı bir bildirimle sözleşmeyi hiç feshetmemiş duruma düşebilir. Fesih bildirimi neden davayı belirler İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrası açıktır: “Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir.” İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ederse bu iddiayı kendisi ispatlar. Aynı maddenin birinci fıkrası, işçinin “fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı” iddiasıyla arabulucuya başvurabileceğini düzenler. Yani sebep göstermemek, başlı başına bir işe iade gerekçesidir. Bu iki hüküm birlikte okunduğunda uygulamadaki sonuç şudur: işveren, bildirimde yazmadığı bir sebebi sonradan dosyaya [...]

Daha fazla oku...

İbraname Ne Zaman İmzalanır?

İşten ayrılış gününde imzalatılan ibranamelerin neredeyse tamamı hükümsüzdür. Buna rağmen uygulamada en yaygın alışkanlık, çıkış evrakının arasına bir ibraname koyup aynı gün imzalatmaktır. Daha önemlisi şudur: işvereni koruyan şey çoğu zaman ibranamenin kendisi değil, ödemenin nasıl yapıldığıdır. Bu yazıda ibranamenin geçerlilik şartlarını, geçersiz olduğunda geriye ne kaldığını ve çıkış anında gerçekte ne yapılması gerektiğini ele alıyoruz. Dört şart, hepsi birlikte aranır Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesinin ikinci fıkrası, işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesi için dört şart sayar. Bu unsurları taşımayan ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Şart Kanun ne diyor Uygulamadaki hata Yazılı şekil İbra sözleşmesinin yazılı olması Nadiren sorun olur Bir aylık süre İbra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması En sık yapılan hata. Çıkış günü veya ertesi gün imzalatmak, ibranameyi kendiliğinden hükümsüz kılar Tür ve miktar İbra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi “Tüm haklarımı aldım, hiçbir alacağım kalmamıştır” biçimindeki genel ifadeler bu şartı karşılamaz Noksansız ve banka yoluyla ödeme Ödemenin hak [...]

Daha fazla oku...
Telefon Hemen Ara
Whatsapp WhatsApp