Binance P2P ve Kripto Varlık Transferlerinden Kaynaklanan Ceza Davaları Hukuki Analiz ve Savunma Esasları

Kripto para piyasalarının ulaştığı küresel işlem hacmi ve sağladığı görece anonimlik, geleneksel suç tiplerinin (özellikle dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, kara para aklama ve yasa dışı bahis) bu alana sirayet etmesine neden olmuştur. Günümüzde, hiçbir suç işleme iradesi (kastı) bulunmayan ve tamamen meşru ticari saiklerle hareket eden kripto varlık kullanıcıları, yalnızca Binance ve özellikle Binance P2P (Kullanıcıdan Kullanıcıya) platformunda gerçekleştirdikleri işlemler sebebiyle kendilerini bir ceza dosyasında “şüpheli” veya “sanık” sıfatıyla bulabilmektedir. Bu makalede; Binance üzerinden gerçekleştirilen transferler nedeniyle açılan ceza davalarının arka planı, uyuşmazlıklara uygulanması gereken Türk Ceza Kanunu (TCK) normları, Yargıtay’ın güncel içtihatları ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için dosyaya sunulması gereken teknik ve dijital delil esasları kapsamlı bir şekilde analiz edilmiştir. 1. Kripto Para Trafiğinin Ceza Yargılamasına Tezahürü Ceza dosyalarının temelini, suç gelirinin izini kaybettirmek isteyen asıl faillerin, yasal zemin üzerinde hareket eden üçüncü kişilerin banka hesaplarını bir nevi “perde” olarak kullanması oluşturur. Yargılama pratiklerinde bu [...]

Daha fazla oku...

Güveni Kötüye Kullanma Suçu, Cezası ve Dolandırıcılıktan Farkı (TCK 155)

Ticari ilişkilerin, ortaklıkların ve günlük sosyal hayatın devamlılığı büyük oranda tarafların birbirine duyduğu güvene dayanır. Bir malın muhafaza edilmesi, belirli bir amaç doğrultusunda kullanılması veya bir işin yürütülmesi için üçüncü bir kişiye rıza ile teslim edilmesi ticari hayatın olağan akışında sıkça karşılaşılan bir durumdur. Ancak bu güven ilişkisinin suiistimal edilmesi, malın teslim ediliş amacı dışına çıkılarak mülk sahibi gibi tasarrufta bulunulması veya malın varlığının inkar edilmesi, Türk Ceza Kanunu’nda bağımsız bir ekonomik suç olarak cezalandırılmıştır. Uygulamada özellikle şirket çalışanlarının kendilerine tahsis edilen araç, para veya şirket mallarını şahsi menfaatlerine kullanması, oto kiralama (Rent-a-Car) firmalarından kiralanan araçların süresi bitmesine rağmen geri getirilmemesi veya galericilere satılması amacıyla bırakılan araçlar üzerinden haksız kazanç sağlanması bu suçun temelini oluşturur. Bu kapsamlı rehberimizde, mülkiyet hakkını ve güven olgusunu koruyan Türk Ceza Kanunu Madde 155’i, suçun nitelikli hallerini ve dolandırıcılık suçu ile arasındaki kritik farkları ceza hukuku perspektifinden ele alacağız. Güveni Kötüye [...]

Daha fazla oku...

Banka Hesabını Başkasına Kullandırma Suçu, Cezası ve MASAK Blokesi (A’dan Z’ye Hukuki Rehber)

Dijital bankacılık altyapılarının hızla gelişmesi, mobil finansal transferlerin saniyeler içinde tamamlanması ve kripto varlık platformlarının yaygınlaşması, modern dünyada ticari hayatı kolaylaştırırken suç örgütleri için de yeni kapılar aralamıştır. Yasa dışı bahis şebekeleri, siber dolandırıcılık çeteleri ve kara para aklayan yapılar, adli makamların takibinden kaçmak ve kendi kimliklerini gizlemek amacıyla sürekli olarak “temiz” banka hesaplarına ihtiyaç duymaktadır. Günümüzde özellikle üniversite öğrencileri, ev hanımları, iş arayan gençler veya internet üzerinden ek gelir elde etmek isteyen kişiler, “hesap kiralama”, “hesap kullandırma” veya “para transferine aracılık ederek komisyon alma” adı altında çok büyük bir hukuki tuzağın içine çekilmektedir. Masum bir arkadaşlık ricası, geçici bir yardım veya cazip bir ek gelir fırsatı gibi görünen bu eylemin arka planı, Ağır Ceza Mahkemelerinde hapis cezalarıyla yargılanmaya ve tüm malvarlığına adli blokeler konulmasına kadar uzanmaktadır. Bu kapsamlı rehberimizde; banka hesabını başkasına kullandırmanın hukuki niteliğini, 5549 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen suç tiplerini, hesaba giren paranın [...]

Daha fazla oku...

Türkiye’de Geri Gönderme Kararı ve Gönüllü Geri Dönüş Süreci: Hukuki Değerlendirme

Türkiye, hem transit hem de hedef ülke konumuyla uluslararası göç hareketlerinin yoğun olarak yaşandığı bir coğrafyada yer almaktadır. Bu çerçevede, ülkeye yasal yollarla girip süresi dolduktan sonra kalan ya da hiç yasal giriş yapmadan ülkede bulunan yabancılar hakkında geri gönderme (sınır dışı) kararları verilebilmekte, bazı durumlarda ise kişilerin gönüllü olarak ülkelerine dönüşleri sağlanmaktadır. Bu makalede, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) kapsamında uygulanan geri gönderme kararı süreci ile gönüllü geri dönüş alternatifine ilişkin temel hukuki çerçeve ve uygulamada karşılaşılan durumlar ele alınacaktır. Geri Gönderme (Sınır Dışı) Kararı Nedir? Geri gönderme kararı, bir yabancının Türkiye’de bulunmasının yasadışı olduğunun tespit edilmesi durumunda, İl Göç İdaresi Müdürlükleri tarafından verilen ve kişinin ülkesine veya üçüncü bir ülkeye gönderilmesini öngören idari bir işlemdir. Yasal Dayanak YUKK madde 54, hangi hallerde geri gönderme kararı verilebileceğini düzenlemiştir. Bunlardan bazıları şunlardır: Türkiye’ye yasadışı giriş veya çıkış yapmak, Sahte belge kullanmak, İkamet izni olmadan kalmak, Kamu düzeni, kamu güvenliği veya [...]

Daha fazla oku...

İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davası

İhtiyaç sebebiyle tahliye davası, kiraya verenin kendisi, eşi, çocukları, anne, baba veya diğer bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ya da işyeri ihtiyacını karşılamak amacıyla kira sözleşmesini sona erdirmek istemesi durumunda açılan bir dava türüdür. Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesi, ihtiyaç sebebiyle tahliye hakkını düzenler ve kiraya verenin bu hakkı kullanabilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu makalede, ihtiyaç sebebiyle tahliye davası ile ilgili hukuki süreçler ve dava açma şartları ayrıntılı şekilde ele alınacaktır. İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davası Nedir? Kiraya verenin, kiralanan taşınmaza olan ihtiyacını karşılamak amacıyla kiracıyı tahliye ettirme talebiyle açtığı dava, ihtiyaç sebebiyle tahliye davası olarak adlandırılır. Bu dava, hem konut hem de işyeri kiraları için geçerlidir. Ancak kiraya verenin gerçek bir ihtiyacı olması ve bu ihtiyacını ispat edebilmesi önemlidir. İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davasının Şartları İhtiyaç sebebiyle tahliye davası açabilmek için belirli şartlar yerine getirilmelidir: 1. Gerçek ve Samimi İhtiyaç: Kiraya verenin kendisi, eşi, çocukları, anne-baba ya [...]

Daha fazla oku...

Araç Değer Kaybı Tazminatı

ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNATI NEDİR VE NASIL ALINIR Gerçekleşen bir kaza sonrası aracın kaza yapmadan önceki değeri ile kazadan sonra ki değeri arasında oluşan farkın kusurlu taraftan kusuru oranında istenmesi tazminidir. Araç değer kaybı tazminatı istenebilmesi için gereken şartlar   Gerçekleşen kazada %100 kusurlu olmamak   Olası bir kazada değer kaybı tazminatı isteyen tarafın %100 kusurlu olmaması gerekmektedir. Karşı tarafın kusuru oranı doğrultusunda araçta oluşan değer kaybı alınabilecektir. Dolayısıyla karşı tarafın kusursuz olduğu tazminatı talep edenin tam kusurlu olduğu durumda araç değer kaybı için başvurulması durumunda başvuru reddedilecektir.   İki veya daha fazla kişinin müdahil olduğu bir kaza olması   Oluşan değer kaybının talep edilebilmesi için kazaya biri ve birilerinin sebebiyet vermiş olması gerekmektedir aksi takdirde kişinin kendi kusuru sebebiyle kazaya karışması durumunda araç değer kaybı tazminatı için başvuru yapılamayacaktır.   Gerçekleşen Kazada araçta bir hasarın oluşmuş olması ve onarılması gerekmektedir   Kaza sonrası araçta bir hasar oluşması ve bu hasarın onarılması gerekmektedir. Onarılmamış hasar sebebiyle aracın değerinin [...]

Daha fazla oku...

Forex Piyasasında Müşterilerden Alınan İşlem Stopajı Uygulaması Doğru Yapılıyor Mu?

Forex Piyasasında ki İşlem Stopajı Doğru Yapılıyor Mu ?   Geçen yıl Kasım ayında yayınlanan 7256 sayılı torba yasa ile foreks işlemleri ‘diğer sermaye piyasası araçları’ arasına dahil edildi. Gelir Vergisi Kanunu 67’nci maddesi uyarınca bu gruptaki sermaye piyasası araçlarından yüzde 10 gelir vergisi kesintisi yapılıyor. Ancak yabancı para ile yapılan işlemlerde matrah tespitinde kur farkının dikkate alınmayacağına ilişkin yasa hükmüne rağmen, bazı aracı kurumların, 257 seri numaralı tebliğdeki açıklamayı esas alarak zarar edilen işlemlerden de kesinti yapılmakta. Peki Bu Vergilendirme Gelirin %10’na Mı Tekabül Ediyor ?   Forex piyasasında işlemler parite üzerinden yapılmakta. İşlemler açılıp kapatılırken ilk işlemi açış tarihindeki Merkez Bankasının belirlemiş olduğu dolar/tl kuru esas alınıyor aynı şekilde işlem kapanış tarihinde de Merkez Bankasının o gün için belirlemiş olduğu kur esas alınıyor ve böylelikle işlemlerinizi zararla kapatsanız dahi kar elde edilmişçesine bir vergi yüküyle yatırımcılar baş başa kalıyor. Dikkat edilmeyen konu ise işlemlerin gerçekten karla mı [...]

Daha fazla oku...

Kiraya Verenin Sahip Olduğu Haklar

Kiraya veren TBK m. 315, 352 ve 362 hükümleri uyarınca kira sözleşmesini fesih hakkına sahip olmakla beraber kira sözleşmesini feshetmek istemeyebilir. Böyle bir durumda, TBK’nın genel hükümlerinde geçen borcun ifa edilmemesinin sonuçlarından da yararlanabilecektir. Öncelikle, temerrüt halinde, kira bedelini ifa etmeyen veya geç ifa eden kiracı, TBK m. 118 uyarınca, kiracı hem gecikmiş kira bedelini hem de TBK m. 120uyarınca temerrüt faizini ödemek zorunda olacaktır. Kiracı, kusuru olmadığını ispatlasa bile, temerrüt faizini ödemek zorunda kalacaktır. Yine, TBK m. 122 uyarınca, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olan alacaklı, bu zararını ispatlarsa, borçlu bu aşkın zararı da ödemek zorunda olacaktır. Fakat, kiracı, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispatlarsa, aşkın zarardan sorumlu olmayacaktır. TBK m. 123 uyarınca her ne kadar borçlunun temerrüdü için süre vermek gerekmese de gecikmiş ifa ve temerrüt faizinden vazgeçerek, TBK m. 125’te belirlenen diğer seçimlik haklardan birini kullanmak için kural olarak kiracıya süre vermek gerekir. Bu sürenin kanımızca, TBK m. 315 ve [...]

Daha fazla oku...

İşe İade Davasında Önemli Hususlar

İşçinin haksız feshe karşı korunmasını öngören düzenlemelere iş güvencesi adı verilmektedir. İş güvencesi kapsamında yer alan işçinin, iş sözleşmesi ancak geçerli bir nedenle feshedilebilmektedir. İş sözleşmesinin geçerli bir nedenle feshedildiğini düşünmeyen işçinin işe iade davası açması gerekmektedir. Gerçekleştirilen feshin geçerli olup olmadığına ilişkin kontrol işe iade davası yoluyla sağlanabilmektedir. Açılmış bulunan işe iade davası sonunda işçimin işe iadesine hükmedilmemektedir. Böyle bir hükme yer verilmiş olsa bile işveren, işe başlatmama tazminatı adı verilen ve mahkemece belirli sınırlar dahilinde takdir edilecek ödemeyi yaparak işçiyi işe başlatmaktan kaçınabilecektir. Bu davanın amacı işçinin eski işine iadesidir.   İşe iade davası açmak isteyen işçi, öncelikle fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içerisinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmalıdır. Bir aylık süre hak düşürücü süre olup büyük önem arz etmektedir. Aksi halde dava, başka hiçbir inceleme yapılmadan usule ilişkin bir nihai kararla reddedilir. Arabuluculuk süreci sonunda anlaşmaya varılamaması halinde, iki haftalık hak düşürücü [...]

Daha fazla oku...

Simsarlık Sözleşmesi ve Komisyon Sözleşmesi

SİMSARLIK SÖZLEŞMESİ VE KOMİSYON SÖZLEŞMESİ   Simsarlık sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu’nun 520-525 maddeleri arasında düzenlenen ve doktrindeki genel kabule göre de eksik iki taraf borç yükleyen bir sözleşmedir. Simsarlık faaliyeti aslında tarihi çok eski olan Ortaçağ zamanından günümüze gelmiş bir uygulamadır. Eski dönemlerde ulaşım ve haberleşme araçlarının yetersizliği nedeniyle simsarlara ihtiyaç duyulurken; günümüzde ise işbölümünün gelişmesi ile ortaya çıkan birçok farklı meslek grubu ve iş alanlarının ortaya çıkması ile karmaşık ve büyük bir ağ haline gelen bu ilişkilerde uzmanlaşmaya duyulan ihtiyaçtır. Özellikle ticari ilişkilerde de önem arz etmektedir. Peki daha detaylı bakacak olursak simsarlık sözleşmesi kimler arasında, nasıl ve hangi şartlarda yapılır? Bu sözleşmede Taraflara yüklenen hak ve borçlar nelerdir? Öncelikle bu sözleşme ile çeşitli nedenlerle bir araya gelemeyen kişiler arasında bir sözleşmenin kurulması olanağını sağlanır; iş bu aracılık faaliyetine simsarlık; bu aracılığı yapan kişiye ise simsar denir. Simsarlık sözleşmeleri ile bir kişinin(simsarın) taraflar arasında bir sözleşme kurulma imkanını sağlaması veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin [...]

Daha fazla oku...
Telefon Hemen Ara
Whatsapp WhatsApp