İş Kazası Sonrası Tazminat Süreci ve Haklar
İş kazası, işçinin işyerinde veya işin yürütümü sırasında meydana gelen ve bedensel ya da ruhsal zarara yol açan olaydır.
İş kazaları yalnızca fiziksel yaralanmalarla sınırlı değildir; uzun vadeli sağlık sorunları ve kalıcı maluliyet durumları da iş kazası kapsamında değerlendirilebilir.
İş hukuku çerçevesinde iş kazası sonrası ortaya çıkan zararların giderilmesi, hem maddi hem de manevi tazminat boyutuyla ele alınır.
Şişli, Beşiktaş, Kağıthane, Fatih, Bağcılar ve Beyoğlu gibi İstanbul’un yoğun iş hayatına sahip bölgelerinde,
inşaat, hizmet, üretim ve ticaret sektörlerinde çalışan işçiler bakımından iş kazaları uygulamada sık karşılaşılan bir durumdur.
Bu nedenle iş kazası sonrası sürecin doğru yönetilmesi, hak kaybının önlenmesi açısından büyük önem taşır.
İş Kazası Nedir?
İş kazası; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle,
görevli olarak başka bir yere gönderildiğinde veya işveren tarafından sağlanan bir taşıtla işe gidip gelirken meydana gelen
ve sigortalıyı bedenen ya da ruhen zarara uğratan olaydır.
Her olay iş kazası sayılmaz. Olayın iş ile bağlantısının bulunması gerekir.
Bu bağlantı çoğu zaman olayın meydana geldiği yer, zaman ve işin niteliği ile birlikte değerlendirilir.
İş Kazası Sonrası İlk Yapılması Gerekenler
Sağlık Müdahalesi ve Raporlama
İlk aşamada işçinin sağlık durumunun güvence altına alınması gerekir.
Hastane kayıtları, doktor raporları ve acil müdahale belgeleri ileride açılabilecek davalarda önemli delil niteliği taşır.
SGK Bildirimi
İş kazasının belirli süre içinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmesi gerekir.
Bildirim yükümlülüğü kural olarak işverene aittir.
Bildirim yapılmaması idari yaptırımlara yol açabileceği gibi, tazminat sürecini de etkileyebilir.
İş Kazası Nedeniyle Talep Edilebilecek Haklar
Maddi Tazminat
Maddi tazminat; iş kazası sonucu ortaya çıkan gelir kaybı, tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı gibi zararların karşılanmasını amaçlar.
Özellikle kalıcı maluliyet durumlarında aktüerya hesaplamaları yapılır.
Bu hesaplamalarda işçinin yaşı, gelir durumu, maluliyet oranı ve kusur oranı dikkate alınır.
Manevi Tazminat
İş kazası yalnızca maddi zarar doğurmaz; aynı zamanda işçinin yaşadığı acı, ızdırap ve yaşam kalitesindeki düşüş de değerlendirilir.
Manevi tazminat, bu zararların kısmen giderilmesini amaçlar.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
İş kazası ölümle sonuçlanmışsa, işçinin yakınları destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir.
Bu tazminat, ölen kişinin sağlığında sağladığı ekonomik desteğin kaybına ilişkindir.
Kusur Oranı ve Sorumluluk
İş kazası davalarında en önemli unsurlardan biri kusur oranıdır.
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alıp almadığı,
işçiye gerekli eğitimlerin verilip verilmediği ve çalışma ortamının güvenli olup olmadığı incelenir.
Şişli, Beşiktaş, Kağıthane, Fatih, Bağcılar ve Beyoğlu gibi ticari yoğunluğu yüksek bölgelerde,
özellikle inşaat ve sanayi faaliyetlerinde iş güvenliği önlemlerinin eksikliği sıkça dava konusu olabilmektedir.
Mahkemeler genellikle bilirkişi incelemesi ile kusur dağılımını belirler.
Dava Süreci Nasıl İlerler?
Delillerin Toplanması
İş kazasına ilişkin kamera kayıtları, tanık beyanları, iş güvenliği raporları ve hastane belgeleri önemli delillerdir.
Delillerin zamanında toplanması sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önem taşır.
Bilirkişi İncelemesi
Mahkeme, kusur oranı ve maluliyet oranı gibi teknik konularda bilirkişi raporuna başvurur.
Bu rapor, tazminat miktarının belirlenmesinde temel rol oynar.
Karar ve Tazminat Hesabı
Mahkeme, kusur oranı ve zarar miktarına göre karar verir.
Karar sonrasında tazminatın tahsili için icra süreci gündeme gelebilir.
İş Kazalarında Zamanaşımı Süresi
İş kazasına dayalı tazminat davaları belirli zamanaşımı sürelerine tabidir.
Bu sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açabilir.
Bu nedenle kazanın ardından hukuki durumun gecikmeden değerlendirilmesi önemlidir.
Bölgesel Uygulamalar ve İstanbul Avrupa Yakası
Şişli, Beşiktaş, Kağıthane, Fatih, Bağcılar ve Beyoğlu gibi İstanbul Avrupa Yakası ilçelerinde,
iş kazası davaları ilgili iş mahkemelerinde görülür.
Bölgesel iş yoğunluğu ve sektörel farklılıklar dava dosyalarının niteliğini etkileyebilir.
Özellikle inşaat projeleri ve ticari işletmelerin yoğun olduğu bölgelerde,
iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediği dava süreçlerinde ayrıntılı biçimde incelenmektedir.
Sık Sorulan Sorular
İş kazası sonrası dava açmak zorunlu mudur?
Her iş kazası dava ile sonuçlanmaz.
Ancak zarar oluşmuşsa ve taraflar arasında anlaşma sağlanamıyorsa dava yolu gündeme gelebilir.
Tazminat miktarı nasıl belirlenir?
Tazminat miktarı; kusur oranı, maluliyet oranı, gelir durumu ve diğer somut olay unsurlarına göre hesaplanır.
Bu hesaplama genellikle bilirkişi tarafından yapılır.
İşveren her durumda sorumlu mudur?
İşverenin sorumluluğu kusur oranına göre belirlenir.
Ancak iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmamış olması sorumluluğu artırabilir.
Sonuç
İş kazaları hem işçi hem de işveren açısından ciddi hukuki sonuçlar doğurur.
Maddi ve manevi zararların doğru şekilde değerlendirilmesi,
kusur oranının belirlenmesi ve sürecin usule uygun yürütülmesi önem taşır.
Şişli başta olmak üzere Beşiktaş, Kağıthane, Fatih, Bağcılar ve Beyoğlu gibi bölgelerde,
iş kazası kaynaklı uyuşmazlıkların artışı, bu alandaki hukuki bilincin önemini daha da artırmaktadır.
Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.
***Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır.