Makaleler

Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk: Davadan Önce Bilinmesi Gerekenler

Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk: Davadan Önce Bilinmesi Gerekenler Yazar Notu: Bu makale, ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk süreci konusunda Avukat Onur Hancızade’nin uygulamalı deneyimi ve güncel mevzuat bilgisiyle hazırlanmıştır. Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Neden Zorunlu? 2018 yılında yürürlüğe giren düzenlemeyle birlikte ticari nitelikteki para alacakları ve tazminat talepleri için dava açmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulması şart haline getirildi. Bu zorunluluk yerine getirilmeden açılan davalar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Zorunlu arabuluculuk uygulaması; mahkemelerin iş yükünü azaltmak, uyuşmazlıkları daha hızlı ve daha az maliyetle çözmek amacıyla hayata geçirilmiştir. Uygulamada bu hedefin büyük ölçüde karşılandığı görülmektedir: Ticari uyuşmazlıkların önemli bir bölümü mahkeme aşamasına taşınmadan arabuluculukta çözüme kavuşmaktadır. Hangi Ticari Uyuşmazlıklar Arabuluculuğa Tabidir? Aşağıdaki uyuşmazlıklar dava açılmadan önce zorunlu olarak ticari arabuluculuk sürecine taşınmak zorundadır: Ticari satış sözleşmelerinden doğan alacak ve tazminat talepleri Hizmet ve eser sözleşmelerinden kaynaklanan ticari uyuşmazlıklar Kira sözleşmelerinden doğan ticari alacaklar Ortaklar arası ticari anlaşmazlıklar Acentelik, distribütörlük ve franchise sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar Ticari senet alacakları (çek, bono, [...]

Daha fazla oku...

Haksız Rekabet Davası: Rakibiniz Sizi Haksız Yere Zarara Uğratıyor mu?

Haksız Rekabet Davası: Rakibiniz Sizi Haksız Yere Zarara Uğratıyor mu? Yazar Notu: Bu makale, Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet hukuku konusunda Avukat Onur Hancızade’nin uygulamalı deneyimi ve güncel mevzuat bilgisiyle hazırlanmıştır. Haksız Rekabet Nedir? Haksız rekabet, serbest piyasa ekonomisinin temelini oluşturan dürüstlük ilkesine aykırı ticari davranışlarla rekabet ortamının bozulmasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ila 63. maddeleri arasında düzenlenen bu alan; yalnızca rakipleri değil, piyasa düzenini ve tüketicileri de koruma altına almaktadır. Ticari hayatta güven ortamının korunması hem işletmeler hem de tüketiciler açısından kritik önem taşır. Rakibinizin dürüstlük kurallarına aykırı davranışları nedeniyle müşteri kaybettiyseniz, itibarınız zedelendiyse ya da ticari sırlarınız ele geçirildiyse haksız rekabet davası açarak hem zararınızı tazmin ettirebilir hem de bu davranışların durdurulmasını talep edebilirsiniz. Hangi Davranışlar Haksız Rekabet Oluşturur? TTK’nın 55. maddesi haksız rekabet hallerini örnekseyici biçimde saymaktadır. Uygulamada en sık karşılaşılan haksız rekabet türleri şunlardır: Rakibin İtibarını Zedeleyen Gerçeğe Aykırı Açıklamalar Bir rakip hakkında gerçeği yansıtmayan, [...]

Daha fazla oku...

Yabancı Uyruklu Kişiler Türkiye’de Şirket Kurabilir Mi?

Yabancı Uyruklu Kişiler Türkiye’de Şirket Kurabilir Mi? Yazar Notu: Bu makale, yabancı yatırımcıların Türkiye’de şirket kurması ve uluslararası ticaret hukuku konularında Avukat Onur Hancızade’nin uygulamalı deneyimi ve güncel mevzuat bilgisiyle hazırlanmıştır. Yabancılar Türkiye’de Şirket Kurabilir Mi? Evet. Türkiye, yabancı yatırımcılara yönelik oldukça açık bir hukuki çerçeve sunmaktadır. 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu uyarınca yabancı uyruklu gerçek ya da tüzel kişiler, Türk vatandaşlarıyla tamamen eşit koşullarda Türkiye’de şirket kurabilir, mevcut bir şirkete ortak olabilir ya da şube açabilir. Yabancı yatırımcı için herhangi bir özel izin ya da ön onay zorunluluğu bulunmamaktadır. Kuruluş süreci Türk vatandaşlarıyla büyük ölçüde aynı prosedürleri izler; yalnızca ek belge gereksinimleri ve bazı sektörel kısıtlamalar söz konusudur. Hangi Şirket Türleri Tercih Edilir? Türkiye’de yabancı yatırımcıların en çok tercih ettiği şirket türleri şunlardır: Limited Şirket: Kuruluş kolaylığı, düşük asgari sermaye ve esnek yönetim yapısı nedeniyle küçük ve orta ölçekli yabancı yatırımcılar için en yaygın tercih. Tek ortak ve tek [...]

Daha fazla oku...

Şirketiniz Borca Batık mı? Yönetim Kurulunun Yasal Yükümlülükleri

Şirketiniz Borca Batık mı? Yönetim Kurulunun Yasal Yükümlülükleri Yazar Notu: Bu makale, TTK’nın 376. maddesi kapsamındaki sermaye kaybı ve borca batıklık düzenlemeleri konusunda Avukat Onur Hancızade’nin güncel mevzuat bilgisi ve uygulamalı deneyimiyle hazırlanmıştır. Borca Batıklık Nedir? Borca batıklık, bir şirketin aktiflerinin pasiflerini karşılayamaz hale gelmesi, yani şirketin tüm varlıklarının toplam borçlarının altında kalmasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesi bu durumu ayrıntılı biçimde düzenlemekte ve yönetim kuruluna kritik yükümlülükler yüklemektedir. Borca batıklık yalnızca büyük şirketlerin sorunu değildir. Özellikle ekonomik dalgalanma dönemlerinde küçük ve orta ölçekli işletmeler de bu durumla karşı karşıya kalabilmektedir. Bu aşamada yönetim kurulunun doğru ve zamanında adım atmaması hem şirket hem de yöneticiler açısından ciddi hukuki sonuçlar doğurur. Sermaye Kaybı ile Borca Batıklık Arasındaki Fark Türk Ticaret Kanunu bu iki durumu birbirinden ayrı düzenlemekte ve her biri için farklı önlemler öngörmektedir: Sermaye Kaybı: Şirketin son yıllık bilançosuna göre öz kaynaklarının sermayenin yarısını karşılayamadığı durumdur. Bu aşamada yönetim [...]

Daha fazla oku...

Şirket Sermayenizi 2026 Sonuna Kadar Artırmazsanız Ne Olur?

Şirket Sermayenizi 2026 Sonuna Kadar Artırmazsanız Ne Olur? Yazar Notu: Bu makale, Türk Ticaret Kanunu’ndaki sermaye eşiği değişiklikleri ve şirketlere yönelik yükümlülükler konusunda Avukat Onur Hancızade’nin güncel mevzuat bilgisi ve uygulamalı deneyimiyle hazırlanmıştır. Neden Sermaye Artırımı Zorunlu Hale Geldi? 2023 yılında Cumhurbaşkanlığı kararıyla yürürlüğe giren düzenlemeyle birlikte şirketlerin kuruluş aşamasında aranan asgari sermaye tutarları önemli ölçüde yükseltildi. Bu değişiklikle birlikte mevcut şirketlere yeni eşiklere uyum sağlamaları için 31 Aralık 2026 tarihine kadar süre tanındı. Bu tarihe kadar sermayesini yeni eşiklere uygun hale getirmeyen şirketler infisah etmiş sayılacak ve tasfiye sürecini başlatmak zorunda kalacak. Bu durum özellikle yıllardır faaliyet gösteren ve eski asgari sermaye tutarlarıyla kurulmuş binlerce şirket için acil bir hukuki ve mali gündem oluşturmaktadır. Yeni Asgari Sermaye Tutarları Ne Kadar? Güncel düzenlemeye göre belirlenen asgari sermaye eşikleri şu şekildedir: Anonim Şirketler: 250.000 TL Limited Şirketler: 50.000 TL Kayıtlı Sermaye Sistemini Kabul Etmiş Halka Açık Olmayan Anonim Şirketler: 500.000 TL Şirketinizin mevcut sermayesi bu [...]

Daha fazla oku...

Uzaktan Çalışma Hukuku: Evden Çalışanların Yasal Hakları

Uzaktan Çalışma Hukuku: Evden Çalışanların Yasal Hakları Yazar Notu: Bu makale, uzaktan çalışma hukuku ve iş sözleşmesi konularında Avukat Onur Hancızade’nin güncel mevzuat bilgisi ve uygulamalı deneyimiyle hazırlanmıştır. Uzaktan Çalışma Nedir? Uzaktan çalışma, işçinin işini işyeri dışında; evden, farklı bir şehirden ya da dijital araçlarla uzaktan yürüttüğü çalışma modelidir. Türkiye’de uzaktan çalışma 4857 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Uzaktan Çalışma Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmektedir. Pandemi sonrasında yaygınlaşan bu çalışma modeli hem işçiler hem de işverenler açısından yeni hukuki sorular doğurmaktadır. Uzaktan çalışanların büyük çoğunluğu fazla mesai, masraf karşılama ve iş güvenliği gibi temel haklarını tam olarak bilmemektedir. Uzaktan Çalışma Sözleşmesinde Neler Yer Almalıdır? Uzaktan çalışma ilişkisi mutlaka yazılı bir iş sözleşmesi ile kurulmalıdır. Yönetmelik kapsamında bu sözleşmede şu unsurların yer alması zorunludur: İşin tanımı ve kapsamı Çalışılacak yer ya da yerler Çalışma saatleri ve esneklik düzenlemeleri İşveren tarafından sağlanacak ekipman ve araçlar Haberleşme araçları ve iletişim yöntemleri İşverenin denetim hakkının nasıl kullanılacağı Masrafların [...]

Daha fazla oku...

İşyerinde Ayrımcılık: Eşit Davranma İlkesi ve Tazminat Hakkı

İşyerinde Ayrımcılık: Eşit Davranma İlkesi ve Tazminat Hakkı Yazar Notu: Bu makale, işyerinde ayrımcılık ve eşit davranma ilkesi konusunda Avukat Onur Hancızade’nin uygulamalı hukuki deneyimi ve güncel mevzuat bilgisiyle hazırlanmıştır. Eşit Davranma İlkesi Nedir? Eşit davranma ilkesi, işverenin aynı işyerinde çalışan işçiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep gibi nedenlerle ayrım yapmasını yasaklayan temel iş hukuku güvencesidir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesi bu ilkeyi açıkça düzenlemekte ve ayrımcılığa uğrayan işçiye önemli hukuki haklar tanımaktadır. Eşit davranma yükümlülüğü yalnızca ücret konusunda değil; iş koşulları, kariyer gelişimi, terfi, eğitim imkânları, sosyal haklar ve işten çıkarma kararları açısından da geçerlidir. Hangi Davranışlar Ayrımcılık Sayılır? Aşağıdaki durumlar işyerinde ayrımcılık kapsamında değerlendirilebilir: Ücret Ayrımcılığı: Aynı işi yapan çalışanlara cinsiyet, etnik köken ya da din gibi nedenlerle farklı ücret ödenmesi. Terfi Ayrımcılığı: Liyakate dayanmayan; cinsiyet, yaş ya da siyasi görüş gibi kriterlere göre yapılan terfi kararları. Hamilelik Ayrımcılığı: Hamile olan ya da [...]

Daha fazla oku...

İşveren Çalışma Koşullarını Tek Taraflı Değiştirebilir Mi?

İşveren Çalışma Koşullarını Tek Taraflı Değiştirebilir Mi? Yazar Notu: Bu makale, iş sözleşmesinin esaslı değişikliği ve işçi hakları konusunda Avukat Onur Hancızade’nin uygulamalı hukuki deneyimi ve güncel Yargıtay içtihatlarına dayalı bilgisiyle hazırlanmıştır. Çalışma Koşullarının Esaslı Değişikliği Nedir? Çalışma koşullarının esaslı değişikliği, işverenin iş sözleşmesinde ya da sözleşmenin eki niteliğindeki belgede yer alan temel çalışma şartlarını işçinin rızası olmaksızın tek taraflı olarak değiştirmesidir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi bu konuda işçiyi güçlü bir güvence altına almaktadır. Uygulamada işçiler çoğu zaman maaşlarının düşürüldüğünü, görev tanımlarının değiştirildiğini, farklı bir şehre ya da işyerine atandıklarını ya da çalışma saatlerinin tek taraflı olarak artırıldığını öğrendiklerinde haklarının ne olduğunu bilememektedir. Bu makale tam da bu soruların yanıtını sunmaktadır. Hangi Değişiklikler “Esaslı Değişiklik” Sayılır? Her değişiklik esaslı değişiklik kapsamında değerlendirilemez. Aşağıdaki değişiklikler Yargıtay içtihatları ve İş Kanunu çerçevesinde esaslı değişiklik olarak kabul edilmektedir: Ücretin düşürülmesi ya da yan hakların kaldırılması Görev unvanının ya da iş tanımının aleyhte değiştirilmesi Çalışma [...]

Daha fazla oku...

Tereke Borçları: Miras Bırakanın Borçları Mirasçılara Geçer Mi?

Tereke Borçları: Miras Bırakanın Borçları Mirasçılara Geçer Mi? Yazar Notu: Bu makale, tereke borçları ve mirasçı sorumluluğu konusunda Avukat Onur Hancızade’nin uygulamalı hukuki deneyimiyle hazırlanmıştır. Tereke Nedir, Borçlar Mirasa Dahil midir? Tereke, miras bırakanın ölüm anında sahip olduğu tüm aktif ve pasif değerlerin bütünüdür. Bu tanım yalnızca mal varlıklarını değil; kredi borçları, kefalet yükümlülükleri, vergi borçları, kira borçları ve diğer tüm mali yükümlülükleri de kapsamaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 599. maddesi uyarınca mirasçılar, miras bırakanın ölümüyle birlikte mirası bir bütün olarak kazanır. Bu “külli halefiyet” ilkesi; mirasçıların yalnızca mal varlıklarına değil, borçlara da doğrudan mirasçı olduğu anlamına gelir. Mirasçılar Hangi Borçlardan Sorumludur? Mirası kabul eden mirasçılar şu borçlardan sorumlu olur: Miras bırakanın kişisel borçları: Banka kredileri, kredi kartı borçları, kişisel kefalet yükümlülükleri, vergi ve SGK borçları Terekenin yönetiminden doğan borçlar: Cenaze giderleri, miras bırakanın son hastalığının tedavi masrafları, taşınmazların bakım giderleri Miras bırakanın sözleşmeden doğan yükümlülükleri: Devam eden kira sözleşmeleri, hizmet akitleri, ticari taahhütler Önemli [...]

Daha fazla oku...

Dijital Miras Nedir? Sosyal Medya ve Kripto Para Mirası

Dijital Miras Nedir? Sosyal Medya ve Kripto Para Mirası Yazar Notu: Bu makale, dijital varlıkların miras hukukundaki yeri konusunda Avukat Onur Hancızade’nin güncel hukuki değerlendirmeleri ve uygulamalı bilgisiyle hazırlanmıştır. Dijital Miras Nedir? Dijital miras, bir kişinin ölümünün ardından geride bıraktığı dijital varlıkların ve çevrimiçi hesapların hukuki akıbetini ifade eder. Sosyal medya hesapları, e-posta adresleri, çevrimiçi bankacılık bilgileri, kripto para cüzdanları, dijital fotoğraf arşivleri, web siteleri ve çevrimiçi platformlardaki abonelikler bu kapsamda değerlendirilen başlıca varlık türleridir. Türkiye’de bu alanı doğrudan düzenleyen özel bir yasal düzenleme henüz bulunmamaktadır. Bu durum pratikte ciddi hukuki belirsizliklere yol açmaktadır. Dolayısıyla dijital miras meseleleri; Türk Medeni Kanunu’nun genel miras hükümleri, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili platformların kullanım koşulları çerçevesinde değerlendirilmektedir. Kripto Para Mirası: En Karmaşık Dijital Varlık Kripto para mirası, dijital miras konularının en teknik ve en riskli boyutunu oluşturmaktadır. Kripto paralar; Bitcoin, Ethereum ve diğer dijital varlıklar olarak sınıflandırılır ve hukuki nitelendirmeleri ülkeden ülkeye [...]

Daha fazla oku...
Telefon Hemen Ara
Whatsapp WhatsApp