Miras Hukuku

Saklı Pay ve Tenkis Davası

Miras Hukukunda Saklı Pay Hakları ve Tenkis Davası Rehberi Yazar Notu: Bu makale, mirasçıların kanuni güvence altına alınmış haklarının korunması ve tenkis davaları konusunda Avukat Onur Hancızade’nin uzmanlık alanı ve güncel yargı pratikleri ışığında hazırlanmıştır. Saklı Pay Nedir ve Kimlerin Saklı Payı Vardır? Miras hukuku sistemimizde “tasarruf özgürlüğü” ilkesi geçerli olsa da, kanun koyucu aile birliğini ve yakın mirasçıların ekonomik geleceğini korumak amacıyla bu özgürlüğe belirli sınırlar getirmiştir. Saklı pay, miras bırakanın (murisin) vasiyetname veya sağlığında yaptığı bağışlarla dahi dokunamayacağı, yasal mirasçıların mutlak surette alması gereken asgari miras payıdır. Eğer muris, yaptığı devirlerle bu sınırı aşarsa, mağdur olan mirasçılar bu hakkını geri almak için hukuki yollara başvurabilir. Türk Medeni Kanunu’na göre saklı pay sahibi mirasçılar; murisin çocukları (altsoyu), anne ve babası ile sağ kalan eşidir. Kardeşlerin saklı pay hakkı, yapılan yasal düzenlemelerle kaldırılmıştır. Saklı pay oranları, mirasçının yasal miras payının belirli bir yüzdesi üzerinden hesaplanır. Örneğin, çocukların saklı [...]

Daha fazla oku...

Miras Paylaşımı ve Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Davası 2026

Miras Paylaşımı ve Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Davası Rehberi Yazar Notu: Bu makale, miras ortaklığının giderilmesi ve gayrimenkul paylaşımı uyuşmazlıkları konusunda Avukat Onur Hancızade’nin derin dava tecrübesi ve güncel Yargıtay içtihatları ışığında hazırlanmıştır. Miras Paylaşımı ve Ortaklığın Giderilmesi Nedir? Bir kişinin vefatı sonrasında geride bıraktığı malvarlığı, yasal mirasçılar arasında “elbirliği mülkiyeti” esasına göre geçer. Bu durum, mirasçıların tüm malvarlığı üzerinde birlikte hak sahibi olduğu ancak ferdi olarak tasarruf edemediği bir süreçtir. Miras paylaşımı, bu ortaklığın sona erdirilerek her mirasçının kendi payını müstakil olarak almasını sağlayan hukuki işlemdir. Eğer mirasçılar kendi aralarında rızai bir paylaşım yapamıyorlarsa, kanun koyucu ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası açma hakkı tanımıştır. Miras uyuşmazlıkları, özellikle gayrimenkul değerlerinin hızla arttığı günümüzde aile içi en büyük gerginlik kaynaklarından biridir. Ortaklığın giderilmesi davası, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu olan taşınır veya taşınmaz malların, mahkeme kanalıyla mirasçılar arasındaki ortaklığının bitirilmesini hedefler. Bu dava, mülkün ya aynen bölünmesi ya [...]

Daha fazla oku...

Tarımsal Arazi Mirası: Tarla ve Bağın Paylaşımında Özel Kurallar

Tarımsal Arazi Mirası: Tarla ve Bağın Paylaşımında Özel Kurallar Yazar Notu: Bu makale, tarımsal arazi mirası ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamındaki özel düzenlemeler konusunda Avukat Onur Hancızade’nin güncel mevzuat bilgisi ve uygulamalı deneyimiyle hazırlanmıştır. Tarımsal Arazi Mirası Neden Özel Kurallara Tabidir? Türkiye’de miras hukukunun en az bilinen ancak pratikte en çok sorun yaratan alanlarından biri tarımsal arazi mirasıdır. Tarla, bağ, bahçe, zeytinlik ve benzeri tarımsal amaçlı taşınmazlar; hem Türk Medeni Kanunu’nun genel miras hükümleri hem de 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun özel düzenlemeleri kapsamında değerlendirilmektedir. Bu ikili düzenleme; tarımsal arazi mirasını diğer taşınmazların mirasından önemli ölçüde farklılaştırmakta ve mirasçıların bilmesi gereken ek yükümlülükler ve kısıtlamalar getirmektedir. Tarımsal Arazilerde Bölünme Yasağı 5403 sayılı Kanun’un getirdiği en önemli düzenleme tarımsal arazilerin parçalanmasını önlemeye yönelik bölünme yasağıdır. Bu yasak uyarınca tarımsal araziler belirli büyüklüklerin altına indirilemez. 2026 yılı itibarıyla geçerli olan asgari parsel büyüklükleri bölgeye [...]

Daha fazla oku...

Miras Hukukunda Zamanaşımı: Hangi Davayı Ne Zaman Açmalısınız?

Miras Hukukunda Zamanaşımı: Hangi Davayı Ne Zaman Açmalısınız? Yazar Notu: Bu makale, miras hukukunda zamanaşımı ve hak düşürücü süreler konusunda Avukat Onur Hancızade’nin uygulamalı deneyimi ve güncel mevzuat bilgisiyle hazırlanmıştır. Miras Davalarında Zamanaşımı Neden Bu Kadar Önemlidir? Miras hukukunda karşılaşılan en büyük sorunlardan biri zamanaşımı sürelerinin bilinmemesinden kaynaklanan hak kayıplarıdır. Her miras davası türünün kendine özgü süresi bulunmakta; bu süreler bazı durumlarda yalnızca birkaç ay, bazı durumlarda ise on yıla kadar uzamaktadır. Miras avukatı olmadan bu süreçleri yönetmeye çalışmak; hem yanlış dava yolunun seçilmesine hem de zamanaşımının kaçırılarak hakkın tamamen yitirilmesine yol açabilmektedir. Bu rehberde miras hukukunun tüm temel davalarındaki zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri pratik biçimde bir araya getirdik. Mirasın Reddi: 3 Aylık Hak Düşürücü Süre Mirasın reddi için öngörülen süre; miras bırakanın ölümünün öğrenildiği tarihten itibaren yalnızca 3 aydır. Bu süre hak düşürücü nitelik taşır; dolması halinde miras kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılır ve mirasçı tüm borçlardan şahsen [...]

Daha fazla oku...

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi: Miras Hakkınızı Kaybedebilirsiniz

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi: Miras Hakkınızı Kaybedebilirsiniz Yazar Notu: Bu makale, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ve miras hukuku konusunda Avukat Onur Hancızade’nin uygulamalı deneyimi ve güncel Yargıtay içtihatlarına dayalı bilgisiyle hazırlanmıştır. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir? Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir kişinin (bakılan) hayatı boyunca kendisine bakacak kişiye (bakıcı) ölümünün ardından mal varlığını ya da belirli taşınmazlarını devretmeyi taahhüt ettiği özel bir sözleşme türüdür. Türk Borçlar Kanunu’nun 611 ila 619. maddeleri arasında düzenlenen bu sözleşme; miras hukuku açısından son derece kritik sonuçlar doğurmaktadır. Uygulamada bu sözleşme çoğunlukla yaşlı ve bakıma muhtaç bireylerin bir yakınlarına ya da üçüncü bir kişiye taşınmazlarını devretmesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Ancak söz konusu devrin gerçek niteliği çoğu zaman tartışmalıdır; miras bırakan ölünceye kadar bakım karşılığı mı devretmiştir, yoksa diğer mirasçıları devre dışı bırakmak için bu yönteme mi başvurmuştur? Sözleşmenin Geçerlilik Şartları Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin hukuken geçerli sayılabilmesi için şu koşulların birlikte sağlanması zorunludur: Resmi Şekil Zorunluluğu: [...]

Daha fazla oku...

Tereke Borçları: Miras Bırakanın Borçları Mirasçılara Geçer Mi?

Tereke Borçları: Miras Bırakanın Borçları Mirasçılara Geçer Mi? Yazar Notu: Bu makale, tereke borçları ve mirasçı sorumluluğu konusunda Avukat Onur Hancızade’nin uygulamalı hukuki deneyimiyle hazırlanmıştır. Tereke Nedir, Borçlar Mirasa Dahil midir? Tereke, miras bırakanın ölüm anında sahip olduğu tüm aktif ve pasif değerlerin bütünüdür. Bu tanım yalnızca mal varlıklarını değil; kredi borçları, kefalet yükümlülükleri, vergi borçları, kira borçları ve diğer tüm mali yükümlülükleri de kapsamaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 599. maddesi uyarınca mirasçılar, miras bırakanın ölümüyle birlikte mirası bir bütün olarak kazanır. Bu “külli halefiyet” ilkesi; mirasçıların yalnızca mal varlıklarına değil, borçlara da doğrudan mirasçı olduğu anlamına gelir. Mirasçılar Hangi Borçlardan Sorumludur? Mirası kabul eden mirasçılar şu borçlardan sorumlu olur: Miras bırakanın kişisel borçları: Banka kredileri, kredi kartı borçları, kişisel kefalet yükümlülükleri, vergi ve SGK borçları Terekenin yönetiminden doğan borçlar: Cenaze giderleri, miras bırakanın son hastalığının tedavi masrafları, taşınmazların bakım giderleri Miras bırakanın sözleşmeden doğan yükümlülükleri: Devam eden kira sözleşmeleri, hizmet akitleri, ticari taahhütler Önemli [...]

Daha fazla oku...

Dijital Miras Nedir? Sosyal Medya ve Kripto Para Mirası

Dijital Miras Nedir? Sosyal Medya ve Kripto Para Mirası Yazar Notu: Bu makale, dijital varlıkların miras hukukundaki yeri konusunda Avukat Onur Hancızade’nin güncel hukuki değerlendirmeleri ve uygulamalı bilgisiyle hazırlanmıştır. Dijital Miras Nedir? Dijital miras, bir kişinin ölümünün ardından geride bıraktığı dijital varlıkların ve çevrimiçi hesapların hukuki akıbetini ifade eder. Sosyal medya hesapları, e-posta adresleri, çevrimiçi bankacılık bilgileri, kripto para cüzdanları, dijital fotoğraf arşivleri, web siteleri ve çevrimiçi platformlardaki abonelikler bu kapsamda değerlendirilen başlıca varlık türleridir. Türkiye’de bu alanı doğrudan düzenleyen özel bir yasal düzenleme henüz bulunmamaktadır. Bu durum pratikte ciddi hukuki belirsizliklere yol açmaktadır. Dolayısıyla dijital miras meseleleri; Türk Medeni Kanunu’nun genel miras hükümleri, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili platformların kullanım koşulları çerçevesinde değerlendirilmektedir. Kripto Para Mirası: En Karmaşık Dijital Varlık Kripto para mirası, dijital miras konularının en teknik ve en riskli boyutunu oluşturmaktadır. Kripto paralar; Bitcoin, Ethereum ve diğer dijital varlıklar olarak sınıflandırılır ve hukuki nitelendirmeleri ülkeden ülkeye [...]

Daha fazla oku...

Mirasta Denkleştirme Davası: Sağlığında Yapılan Bağışlar Hesaba Katılır Mı?

Mirasta Denkleştirme Davası: Sağlığında Yapılan Bağışlar Hesaba Katılır Mı? Yazar Notu: Bu makale İstanbul Barosu’na kayıtlı Avukat Onur Hancızade’nin miras hukuku alanındaki birikimi ve güncel Yargıtay içtihatlarına dayalı uygulamalı bilgisiyle hazırlanmıştır. Mirasta Denkleştirme Nedir? Mirasta denkleştirme, miras bırakanın sağlığında yasal mirasçılarından bir ya da birkaçına yaptığı karşılıksız kazandırmaların miras paylaşımı sırasında hesaba katılmasını sağlayan hukuki mekanizmadır. Amaç; mirasçılar arasındaki dengeyi korumak ve miras bırakanın bazı çocuklarını fiilen kayırmış olmasının paylaşım sürecine yansımasını engellemektir. Türk Medeni Kanunu’nun 669. maddesi uyarınca yasal mirasçılar, miras bırakandan aldıkları karşılıksız kazandırmaları —miras bırakan aksi yönde bir açıklama yapmamışsa— mirasa iade etmek ya da kendi paylarından mahsup ettirmek zorundadır. Tenkis Davası ile Denkleştirme Davası Arasındaki Fark Bu iki dava pratikte sıkça karıştırılmaktadır. Temel ayrım şudur: Tenkis davası: Saklı payı ihlal eden tasarrufların oransal olarak azaltılmasını amaçlar. Yalnızca saklı paylı mirasçılar tarafından açılabilir. Denkleştirme davası: Mirasçılar arasındaki eşitliği sağlamayı amaçlar. Saklı pay ihlali aranmaz; yalnızca yasal mirasçılar arasındaki dengesizliğin [...]

Daha fazla oku...

Ölüm Haberi Olmadan Kaybolan Kişinin Mirası Ne Olur?

Ölüm Haberi Olmadan Kaybolan Kişinin Mirası Ne Olur? Gaiplik Nedir? Gaiplik, ölümü kesin olarak bilinmemekle birlikte uzun süredir haber alınamayan ya da ölüm tehlikesi içinde kaybolmuş bir kişinin mahkeme kararıyla ölmüş sayılması halidir. Türk Medeni Kanunu’nun 32. ve devamındaki maddeleri gaiplik kurumunu düzenlemekte; belirli koşulların varlığı halinde mahkemeden gaiplik kararı alınmasına imkân tanımaktadır. Gaiplik kararı alınmaksızın kayıp kişinin mirası yasal olarak açılamaz; mirasçılar tereke üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunamaz. Gaiplik Kararı İçin Gereken Koşullar Türk Medeni Kanunu iki ayrı gaiplik durumu öngörmektedir: Uzun Süreli Kayıplık Ölümü kesin olarak bilinmeyen ve uzun süredir kendisinden haber alınamayan kişi için gaiplik kararı talep edilebilmesi amacıyla son haber tarihinden itibaren en az 5 yıl geçmiş olması gerekir. Ölüm Tehlikesi İçinde Kaybolma Bir kaza, afet, savaş ya da benzeri tehlikeli bir olay sırasında kaybolan kişi için ise bu olayın üzerinden en az 1 yıl geçmiş olması yeterlidir. Gaiplik Davası Nasıl Açılır? Gaiplik kararı için kayıp kişinin son yerleşim yerindeki asliye [...]

Daha fazla oku...

Miras Ortaklığına Temsilci Atanması Nedir?

Miras Ortaklığına Temsilci Atanması Nedir? Miras Ortaklığı Nedir? Miras bırakanın vefatıyla birlikte mirasçılar arasında kendiliğinden bir miras ortaklığı kurulur. Bu ortaklıkta tüm mirasçılar tereke üzerinde birlikte hak sahibidir ve kural olarak her türlü tasarruf işlemi için mirasçıların oybirliğiyle hareket etmesi zorunludur. Taşınmaz satışı, kiralama, banka hesaplarına erişim ve benzeri işlemler tek başına gerçekleştirilemez. Ne var ki uygulamada mirasçıların her zaman bir araya gelmesi ya da ortak karar alması mümkün olmayabilir. Bu durumda Türk Medeni Kanunu önemli bir çözüm yolu öngörmektedir: Miras ortaklığına temsilci atanması. Miras Ortaklığına Temsilci Neden Atanır? Sulh hukuk mahkemesinden miras ortaklığına temsilci atanması aşağıdaki durumlarda gündeme gelir: Mirasçılardan biri ya da birkaçı iletişimden kaçınıyor ya da işbirliği yapmıyorsa Mirasçılardan birinin adresi bilinmiyorsa ya da ulaşılamıyorsa Mirasçılardan biri küçük ya da kısıtlıysa Acil karar alınması gereken durumlarda (örneğin taşınmazın hasar görme riski) mirasçılar bir türlü bir araya gelemiyorsa Miras ortaklığına dahil ticari bir işletmenin faaliyetlerinin sürdürülmesi için ani kararlar alınması gerekiyorsa Temsilci Nasıl [...]

Daha fazla oku...
Telefon Hemen Ara
Whatsapp WhatsApp