Makaleler

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası Nedir?

Gayrimenkul hukukunda en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri de ortaklığın giderilmesi davasıdır. Bir taşınmaz birden fazla kişiye ait olduğunda paydaşlar arasında kullanım, satış veya paylaşım konusunda anlaşmazlıklar yaşanabilir. Bu tür durumlarda paydaşlardan biri mahkemeye başvurarak ortaklığın sona erdirilmesini talep edebilir. Uygulamada bu dava izale-i şuyu davası olarak da bilinmektedir. Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde gayrimenkul değerlerinin yüksek olması nedeniyle Şişli, Beşiktaş, Kağıthane, Fatih, Bağcılar ve Beyoğlu gibi ilçelerde hisseli taşınmazlara ilişkin bu tür davalar oldukça sık görülmektedir. Ortaklığın Giderilmesi Davası Nedir? Ortaklığın giderilmesi davası, bir taşınmaz üzerinde birden fazla kişinin pay sahibi olduğu durumlarda ortaklığın sona erdirilmesi amacıyla açılan bir dava türüdür. Paydaşlardan herhangi biri bu davayı açma hakkına sahiptir. Davanın amacı, taşınmaz üzerindeki paylı mülkiyet ilişkisinin sona erdirilerek her paydaşın hakkına düşen değeri almasını sağlamaktır. Ortaklık Nasıl Giderilir? Mahkeme ortaklığın giderilmesine iki farklı yöntemle karar verebilir: 1. Aynen Taksim Taşınmazın fiziki olarak bölünebilir olması durumunda mahkeme taşınmazı paydaşlar arasında bölüştürerek ortaklığı sona erdirebilir. 2. Satış Yoluyla Ortaklığın Giderilmesi Taşınmazın bölünmesi mümkün değilse veya ekonomik [...]

Daha fazla oku...

Tapu İptal ve Tescil Davası Nedir, Nasıl Açılır?

Gayrimenkul hukukunda en sık karşılaşılan davalardan biri tapu iptal ve tescil davasıdır. Tapu kayıtlarında yapılan hatalar, usulsüz işlemler, miras paylaşımı sırasında ortaya çıkan uyuşmazlıklar veya haksız şekilde yapılan devir işlemleri nedeniyle taşınmazın gerçek sahibinin haklarını korumak amacıyla bu dava türüne başvurulabilir. Özellikle İstanbul gibi gayrimenkul değerlerinin yüksek olduğu bölgelerde, Şişli, Beşiktaş, Kağıthane, Fatih, Bağcılar ve Beyoğlu gibi ilçelerde tapu uyuşmazlıkları oldukça sık görülmektedir. Bu nedenle tapu iptal ve tescil davalarının doğru şekilde yürütülmesi büyük önem taşır. Tapu İptal ve Tescil Davası Nedir? Tapu iptal ve tescil davası, taşınmazın tapu kaydının hukuka aykırı şekilde oluştuğu durumlarda mevcut kaydın iptal edilmesi ve gerçek hak sahibi adına yeniden tescil edilmesi amacıyla açılan davadır. Bu dava sayesinde hukuka aykırı şekilde yapılan satış, devir veya tescil işlemleri mahkeme kararıyla ortadan kaldırılabilir. Tapu İptal Davası Hangi Durumlarda Açılır? Tapu iptal ve tescil davaları farklı hukuki sebeplere dayanabilir. En sık karşılaşılan durumlar şunlardır: Miras paylaşımında yapılan hatalar Vekaletnamenin kötüye kullanılması Hile veya dolandırıcılık yoluyla yapılan satışlar Tapuda yapılan yanlış tescil işlemleri Haksız [...]

Daha fazla oku...

Tapuda Hisse Satışı ve Ortakların Ön Alım Hakkı

Gayrimenkul hukukunda sık karşılaşılan konulardan biri de tapuda hisseli taşınmazların satışıdır. Bir taşınmaz birden fazla kişiye ait olduğunda, paydaşlardan biri kendi hissesini üçüncü bir kişiye satmak istediğinde diğer paydaşların bazı hukuki hakları doğabilir. Bu haklardan en önemlisi ön alım hakkı (şufa hakkı)dır. Ön Alım Hakkı Nedir? Ön alım hakkı, paylı mülkiyete konu bir taşınmazda paydaşlardan birinin payını üçüncü bir kişiye satması durumunda, diğer paydaşların bu payı aynı şartlarla satın alma hakkıdır. Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen bu hak, paydaşların taşınmaz üzerindeki ortaklık yapısını korumayı amaçlar. Ön Alım Davası Ne Zaman Açılır? Bir paydaş taşınmazdaki hissesini başka bir kişiye sattığında diğer paydaşlar ön alım davası açarak bu payı satın alma hakkını kullanabilir. Satış işleminin yapılmış olması gerekir Satışın tapuda resmi şekilde gerçekleşmiş olması gerekir Dava süresi kaçırılmamalıdır Dava Açma Süresi Ön alım hakkına dayalı dava açma süresi oldukça önemlidir. Paydaş, satış işlemini öğrendiği tarihten itibaren 3 ay içinde dava açmalıdır. Her durumda satış tarihinden itibaren 2 yıl geçtikten sonra ön alım hakkı kullanılamaz. Hangi Mahkeme [...]

Daha fazla oku...

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Uyuşmazlıkları

Gayrimenkul sektöründe en sık karşılaşılan sözleşme türlerinden biri kat karşılığı inşaat sözleşmesidir. Arsa sahibi ile yüklenici (müteahhit) arasında yapılan bu sözleşme, arsa payı devri karşılığında belirli bağımsız bölümlerin inşa edilmesini konu alır. Ancak uygulamada sözleşmeye aykırılık, gecikme, eksik imalat ve tapu devri sorunları nedeniyle çok sayıda hukuki uyuşmazlık ortaya çıkmaktadır. Kat karşılığı inşaat projelerinde yüksek maddi değerler söz konusu olduğundan, yaşanan ihtilafların doğru hukuki strateji ile yönetilmesi büyük önem taşır. Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Nedir? Bu sözleşme türünde arsa sahibi, arsanın belirli paylarını yükleniciye devretmeyi; yüklenici ise sözleşmede belirtilen projeyi tamamlayarak belirlenen bağımsız bölümleri arsa sahibine teslim etmeyi taahhüt eder. Sözleşme genellikle noter huzurunda düzenlenir ve tapu devri aşamalı şekilde gerçekleştirilir. En Sık Karşılaşılan Uyuşmazlıklar 1. İnşaatın Süresinde Tamamlanmaması Yüklenicinin projeyi zamanında teslim etmemesi durumunda gecikme tazminatı talep edilebilir. Sözleşmede cezai şart maddesi bulunması halinde ayrıca bu bedel de istenebilir. 2. Eksik ve Ayıplı İmalat Projeye uygun yapılmayan veya teknik eksiklik içeren imalatlar ayıplı iş kapsamında değerlendirilir. Arsa sahibi bedel indirimi, ayıbın [...]

Daha fazla oku...

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası

Bir taşınmazın birden fazla kişiye ait olması durumunda ortaya çıkan en yaygın hukuki sorunlardan biri paylı mülkiyet ilişkisidir. Ortaklardan biri taşınmazın satılmasını isterken diğerinin karşı çıkması uyuşmazlık yaratabilir. Bu gibi durumlarda başvurulabilecek hukuki yol ortaklığın giderilmesi davası, diğer adıyla izale-i şuyu davasıdır. Ortaklığın giderilmesi davası, bir taşınmaz üzerindeki paylı veya elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesini amaçlayan dava türüdür. Amaç, ortaklığın aynen taksim veya satış yoluyla sonlandırılmasıdır. Ortaklığın Giderilmesi Davası Nedir? Birden fazla kişinin birlikte malik olduğu taşınmazlarda, ortaklardan herhangi biri tek başına dava açarak ortaklığın sona erdirilmesini talep edebilir. Diğer ortakların rızası aranmaz. Bu dava özellikle miras kalan taşınmazlarda sık görülür. Mirasçılar arasında anlaşma sağlanamazsa mahkeme kararı ile ortaklık sona erdirilebilir. Hangi Taşınmazlarda Açılabilir? Arsa ve konutlar Ticari işyerleri Tarla ve arazi Miras yoluyla intikal eden taşınmazlar Dava Nasıl Sonuçlanır? Aynen Taksim Eğer taşınmaz fiziksel olarak bölünebilir durumdaysa mahkeme aynen taksim kararı verebilir. Ancak uygulamada çoğu taşınmaz bölünmeye elverişli değildir. Satış Yoluyla Giderme Taşınmaz bölünemiyorsa, açık artırma yoluyla satışa çıkarılır. Elde edilen bedel pay oranında ortaklara dağıtılır. Satış Süreci [...]

Daha fazla oku...

Tapu İptali ve Tescil Davası Süreci

Tapu kayıtları, taşınmaz mülkiyetinin en önemli hukuki dayanağıdır. Ancak bazı durumlarda tapu kaydı gerçeği yansıtmayabilir veya hukuka aykırı şekilde oluşturulmuş olabilir. Bu gibi hallerde başvurulabilecek temel hukuki yol tapu iptali ve tescil davasıdır. Tapu iptali ve tescil davası; haksız, hukuka aykırı veya geçersiz bir işlem sonucu oluşmuş tapu kaydının iptal edilerek gerçek hak sahibinin adına tescil edilmesini amaçlayan bir dava türüdür. Tapu İptali ve Tescil Davası Nedir? Bu dava, taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının hatalı veya hileli bir işlem sonucu başka bir kişi adına kayıtlı olması durumunda açılır. Amaç, mevcut kaydın iptali ve gerçek hak sahibinin adına tescil edilmesidir. Hangi Durumlarda Açılır? Muris Muvazaası Miras bırakanın, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yaptığı satış işlemleri muvazaalı sayılabilir. Bu durumda mirasçılar tapu iptali ve tescil davası açabilir. Sahte Vekaletname Geçersiz veya sahte vekaletname ile yapılan satış işlemleri hukuka aykırıdır. Ehliyetsizlik İşlem tarihinde ayırt etme gücü bulunmayan kişinin yaptığı satış işlemi geçersiz olabilir. Hile ve Aldatma Taşınmazın gerçek iradeye aykırı şekilde devredilmesi halinde dava açılabilir. Dava Süreci [...]

Daha fazla oku...

İş Kazası, Trafik Kazası ve Haksız Fiilde Maddi ve Manevi Tazminat Hakları

İş kazaları ve trafik kazaları, hem çalışanlar hem de üçüncü kişiler açısından ciddi sonuçlar doğurabilen olaylardır. Bu tür olaylarda ortaya çıkan zararlar, hukuken haksız fiil kapsamında değerlendirilir ve zarar gören kişinin maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı doğabilir. Kazanın niteliği, kusur oranı ve zararın boyutu; açılacak davanın türünü ve talep edilecek tazminat miktarını doğrudan etkiler. Bu nedenle sürecin başından itibaren hukuki destek alınması hak kaybını önler. İş Kazası Nedir? İş kazası; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle veya işin gereği olarak meydana gelen ve çalışanın bedensel ya da ruhsal zarar görmesine yol açan olaydır. İş kazası yalnızca işyerinde gerçekleşmek zorunda değildir. İşveren tarafından görevlendirme ile dışarıda gerçekleşen kazalar da iş kazası kapsamında değerlendirilebilir. İş Kazasında İşverenin Sorumluluğu İşveren, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almakla yükümlüdür. Gerekli önlemlerin alınmaması halinde işveren kusurlu kabul edilebilir. İş kazasında işverenin sorumluluğu; hem SGK ödemeleri hem de açılabilecek tazminat davaları bakımından ayrı ayrı değerlendirilir. Trafik Kazası ve İş Kazası [...]

Daha fazla oku...

5 Yıl Sonra Kira Bedeli Tespit Davası Nasıl Açılır?

Konut ve işyeri kiralarında en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, kira bedelinin piyasa koşullarının gerisinde kalmasıdır. Özellikle uzun süreli kira sözleşmelerinde, kira artış oranlarının yetersiz kalması durumunda kiraya verenin başvurabileceği en önemli hukuki yol kira bedeli tespit davasıdır. Türk Borçlar Kanunu’na göre, kira sözleşmesinin üzerinden 5 yıl geçmişse, kira bedelinin emsal rayiç değerlere göre yeniden belirlenmesi talep edilebilir. Bu dava, kira artış oranından bağımsız olarak açılabilen özel bir dava türüdür. Kira Bedeli Tespit Davası Nedir? Kira bedeli tespit davası, mevcut kira bedelinin güncel piyasa koşullarına göre mahkeme tarafından yeniden belirlenmesini sağlayan bir dava türüdür. Amaç, kira bedelini hakkaniyet ve emsal kira değerleri doğrultusunda dengelemektir. 5 Yıl Kuralı Nedir? Kanuna göre kira sözleşmesinin başlangıcından itibaren 5 yıl geçmişse, artık yalnızca TÜFE oranına bağlı kalınmaksızın, mahkeme emsal kira bedellerini dikkate alarak yeni kira tutarını belirleyebilir. Bu durumda mahkeme; taşınmazın konumu, fiziksel durumu, emsal kira sözleşmeleri ve bölgesel rayiçleri dikkate alır. Dava Açma Şartları Kira sözleşmesinin üzerinden 5 yıl geçmiş olmalıdır. Dava süresi kira döneminin başlangıcından [...]

Daha fazla oku...

Kiracıyı Tahliye Etme Süreci ve Hukuki Yollar

Kiraya veren ile kiracı arasındaki ilişki, Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenmiş olup karşılıklı hak ve yükümlülüklere dayanır. Ancak uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, kiracının sözleşmeye aykırı davranması veya kira bedelini ödememesi nedeniyle kiracıyı tahliye etme ihtiyacının ortaya çıkmasıdır. Kiracıyı tahliye etmek, sanıldığı kadar basit bir süreç değildir. Yanlış atılan bir adım, tahliye sürecinin uzamasına ve ciddi maddi kayıplara yol açabilir. Bu nedenle sürecin hukuka uygun ve stratejik şekilde yürütülmesi büyük önem taşır. Kiracıyı Tahliye Etme Sebepleri Nelerdir? Kiracının tahliyesi belirli hukuki sebeplere dayanmalıdır. Keyfi tahliye mümkün değildir. Kanunda düzenlenen başlıca tahliye sebepleri şunlardır: 1. Kira Bedelinin Ödenmemesi Kiracı kira bedelini ödemezse kiraya veren icra takibi başlatabilir. Ödeme emrine rağmen borç ödenmezse tahliye talep edilebilir. 2. İki Haklı İhtar Bir kira yılı içinde kira bedelinin geç ödenmesi nedeniyle iki haklı ihtar gönderilmesi halinde, kiraya veren sözleşme süresi sonunda tahliye davası açabilir. 3. İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Kiraya veren kendisi, eşi veya birinci derece yakınları için konuta veya işyerine ihtiyaç duyuyorsa ihtiyaç nedeniyle tahliye [...]

Daha fazla oku...

Kirasını Ödemeyen Kiracıya Karşı Hukuki Haklarınız

Kira sözleşmeleri, hem kiraya veren hem de kiracı açısından karşılıklı hak ve yükümlülükler doğurur. Ancak uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri kirasını ödemeyen kiracı problemidir. Kira bedelinin zamanında ödenmemesi, mülk sahibi açısından ciddi maddi kayıplara yol açabilir. Bu durumda hangi hukuki yolların izleneceği, sürecin doğru yönetilmesi açısından büyük önem taşır. Kira Ödenmezse Ne Yapılmalı? Kiracının kira bedelini ödememesi halinde ilk olarak kira sözleşmesinin şartları incelenmelidir. Ödeme günü, gecikme faizi ve temerrüt şartları sözleşmede açıkça düzenlenmiş olabilir. Kiracı kira bedelini ödemezse, kiraya veren tarafından öncelikle yazılı bir ihtar gönderilmesi önerilir. Ancak çoğu durumda doğrudan icra takibi başlatmak daha etkili bir yöntem olabilir. İcra Takibi Yoluyla Tahliye Kirasını ödemeyen kiracıya karşı en sık başvurulan yöntem ilamsız icra takibidir. Kiraya veren, kira alacağı için icra takibi başlatabilir. Kiracı 7 gün içinde borca itiraz edebilir; 30 gün içinde ödeme yapmazsa tahliye süreci başlatılabilir. Kiracının itiraz etmesi halinde süreç dava aşamasına taşınabilir. Bu noktada hukuki stratejinin doğru belirlenmesi kritik önem taşır. Haklı İhtar [...]

Daha fazla oku...
Telefon Hemen Ara
Whatsapp WhatsApp