Etiket - beşiktaş avukat

Kiraya Verenin Sahip Olduğu Haklar

Kiraya veren TBK m. 315, 352 ve 362 hükümleri uyarınca kira sözleşmesini fesih hakkına sahip olmakla beraber kira sözleşmesini feshetmek istemeyebilir. Böyle bir durumda, TBK’nın genel hükümlerinde geçen borcun ifa edilmemesinin sonuçlarından da yararlanabilecektir. Öncelikle, temerrüt halinde, kira bedelini ifa etmeyen veya geç ifa eden kiracı, TBK m. 118 uyarınca, kiracı hem gecikmiş kira bedelini hem de TBK m. 120uyarınca temerrüt faizini ödemek zorunda olacaktır. Kiracı, kusuru olmadığını ispatlasa bile, temerrüt faizini ödemek zorunda kalacaktır. Yine, TBK m. 122 uyarınca, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olan alacaklı, bu zararını ispatlarsa, borçlu bu aşkın zararı da ödemek zorunda olacaktır. Fakat, kiracı, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispatlarsa, aşkın zarardan sorumlu olmayacaktır. TBK m. 123 uyarınca her ne kadar borçlunun temerrüdü için süre vermek gerekmese de gecikmiş ifa ve temerrüt faizinden vazgeçerek, TBK m. 125’te belirlenen diğer seçimlik haklardan birini kullanmak için kural olarak kiracıya süre vermek gerekir. Bu sürenin kanımızca, TBK m. 315 ve [...]

Daha fazla oku...

İşe İade Davasında Önemli Hususlar

İşçinin haksız feshe karşı korunmasını öngören düzenlemelere iş güvencesi adı verilmektedir. İş güvencesi kapsamında yer alan işçinin, iş sözleşmesi ancak geçerli bir nedenle feshedilebilmektedir. İş sözleşmesinin geçerli bir nedenle feshedildiğini düşünmeyen işçinin işe iade davası açması gerekmektedir. Gerçekleştirilen feshin geçerli olup olmadığına ilişkin kontrol işe iade davası yoluyla sağlanabilmektedir. Açılmış bulunan işe iade davası sonunda işçimin işe iadesine hükmedilmemektedir. Böyle bir hükme yer verilmiş olsa bile işveren, işe başlatmama tazminatı adı verilen ve mahkemece belirli sınırlar dahilinde takdir edilecek ödemeyi yaparak işçiyi işe başlatmaktan kaçınabilecektir. Bu davanın amacı işçinin eski işine iadesidir.   İşe iade davası açmak isteyen işçi, öncelikle fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içerisinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmalıdır. Bir aylık süre hak düşürücü süre olup büyük önem arz etmektedir. Aksi halde dava, başka hiçbir inceleme yapılmadan usule ilişkin bir nihai kararla reddedilir. Arabuluculuk süreci sonunda anlaşmaya varılamaması halinde, iki haftalık hak düşürücü [...]

Daha fazla oku...

Simsarlık Sözleşmesi ve Komisyon Sözleşmesi

SİMSARLIK SÖZLEŞMESİ VE KOMİSYON SÖZLEŞMESİ   Simsarlık sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu’nun 520-525 maddeleri arasında düzenlenen ve doktrindeki genel kabule göre de eksik iki taraf borç yükleyen bir sözleşmedir. Simsarlık faaliyeti aslında tarihi çok eski olan Ortaçağ zamanından günümüze gelmiş bir uygulamadır. Eski dönemlerde ulaşım ve haberleşme araçlarının yetersizliği nedeniyle simsarlara ihtiyaç duyulurken; günümüzde ise işbölümünün gelişmesi ile ortaya çıkan birçok farklı meslek grubu ve iş alanlarının ortaya çıkması ile karmaşık ve büyük bir ağ haline gelen bu ilişkilerde uzmanlaşmaya duyulan ihtiyaçtır. Özellikle ticari ilişkilerde de önem arz etmektedir. Peki daha detaylı bakacak olursak simsarlık sözleşmesi kimler arasında, nasıl ve hangi şartlarda yapılır? Bu sözleşmede Taraflara yüklenen hak ve borçlar nelerdir? Öncelikle bu sözleşme ile çeşitli nedenlerle bir araya gelemeyen kişiler arasında bir sözleşmenin kurulması olanağını sağlanır; iş bu aracılık faaliyetine simsarlık; bu aracılığı yapan kişiye ise simsar denir. Simsarlık sözleşmeleri ile bir kişinin(simsarın) taraflar arasında bir sözleşme kurulma imkanını sağlaması veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin [...]

Daha fazla oku...

İştirak Nafakası

İştirak Nafakası Nedir ve Nasıl Talep Edilir   Kelime anlamıyla iştirak nafakası; çocuğun velayeti kendisine verilmemiş olan eş tarafından diğer eşe, evlilik birliğinin sona ermesi durumunda verilen bir nafaka türüdür. İştirak nafakasında amaç müşterek çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılımının sağlanmasıdır. Kimler İştirak Nafakası Talep Edebilir ?   Çocuğun velayetini alan eş Vasi Çocuğa atanan kayyım Ayırt etme gücüne sahip çocuk talep edebilir   İştirak Nafakası Davasında Yetkili Mahkeme   İştirak nafakası davasında yetkili mahkeme aile mahkemesidir. Boşanma davası sırasında iştirak nafakası bağlanması talebinde bulunulmuş ise yetkili mahkeme boşanmanın görüldüğü mahkeme olacaktır. Boşanma davasının sona ermesinden sonra açılacak olan davada yetkili mahkeme davayı açacak olan kişinin yerleşim yeri yada müşterek çocuğun bulunduğu yerleşim yeri veyahut davalının yerleşim yeridir. İştirak Nafakasını Nasıl Hesaplanır   Müşterek çocuk için ödenecek miktar çocuğun eğitim durumu, bakım giderleri, çocuğun yaşı, genel ihtiyaçları ve ekonomik koşullara göre belirlenecektir. Ancak unutulmamadır ki İştirak Nafakasının miktarı hakimin takdirindedir. Bir başka önemli husus ise iştirak nafakası ödeyecek olan [...]

Daha fazla oku...

İşe İade Davası Açılabilmesi İçin Aranan Koşullar

İŞE İADE DAVASI   İşveren tarafından iş sözleşmesinin geçerli bir nedene dayanmadan doğrudan feshedilmesi, feshin geçersizliği anlamına gelmektedir. İşçinin bu durumda iş kanunun da ki yazılı olan şartları sağlayarak işe iade davası açması gerekmektedir. İşçi eğer ki işe iade talebinde bulunacaksa, fesih bildirimini izleyen 30 gün içerisinde arabulucuya başvurması zorunludur. Eğer ki bu süre içerisinde işe iade talebiyle arabuluculuk süreci başlatılmamışsa işçi işe iade talebinde bulunamaz ve dolayısıyla işe iade davası açamaz.   İşe İade Davası İçin Gerekli Olan Koşullar   İşe iade davasında ilk şart, işyerinde iş güvencesinin olmasıdır yani işçinin işe iade davası açabilmesi için İş Kanunu kapsamında çalışan bir işçi olması gerekmektedir. Bir başka koşul ise, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışıyor olmalıdır. Bu koşulun aranmasının sebebi ise belirli süreli iş sözleşmesinde, taraflarca belirlenen sürede iş sözleşmesi kendiliğinden sona ereceğinden İş Kanunu’nda belirli süreli çalışan işçilerin işe iade davası açma hakkı bulunmamasıdır. Bir diğer önemli koşul ise, [...]

Daha fazla oku...

Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Yetkili ve Görevli Mahkeme Yetkili Mahkeme  MK 168’e göre ,boşanma davasında yetkili mahkeme ,eşlerden birinin yerleşim yeri ya da boşanma davasının açılmasından önce son defa altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Hükümden bağımsız bir yerleşim yerine sahipse ve ayrıca davadan önceki son defa altı aydan beri eşi ile ortak bir konutta oturmakta idiyse, boşanma davasına ister kendisinin ya da eşinin yerleşim yerinin, isterse son defa altı ay birlikte yaşadıkları yerin mahkemesi’ nde açabilir. Buna karşılık davacı eşin bağımsız bir yerleşim yeri yoksa, davayı ancak son defa altı ay birlikte oturdukları ortak konutun bulunduğu yer ya da eğer varsa diğer eşin oturma yeri mahkemesi’nde açabilir. Her iki eşin de bağımsız yerleşim yerleri yoksa o zaman dava davadan önceki son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi nde açılır. Belirtmek gerekir ki, MK 168 açık olarak son defa altı aydır birlikte oturdukları ibaresini kullandığı için buranın yerleşim yeri olması [...]

Daha fazla oku...
Telefon Hemen Ara
Whatsapp WhatsApp