Etiket - şişli avukat

Trafik Kazalarında Güvence Hesabı: Sigortasız Araç Mağdurları İçin Çözümler

Trafik kazası sonrası tazminat davası süreçlerinde en büyük endişe kaynağı, kazaya karışan karşı tarafın geçerli bir trafik sigortasının (ZMSS) bulunmaması veya aracın tespit edilememesidir. Bu gibi durumlarda mağdurların sahipsiz kalmaması adına kurgulanan Güvence Hesabı, bir koruma kalkanı görevi görür. Hancızade Hukuk Bürosu, Şişli merkezli ofisinden, sigortasız araç mağdurlarının Güvence Hesabı üzerinden haklarını alabilmeleri için profesyonel hukuki danışmanlık sunmaktadır. Güvence Hesabı Nedir ve Hangi Durumlarda Devreye Girer? Güvence Hesabı, Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde kurulan ve belirli durumlarda bedensel zararları karşılamakla yükümlü olan yasal bir kurumdur. 2026 yılı yargı pratiklerinde, Güvence Hesabı’na yapılan başvuruların usulüne uygun yapılması, davanın reddedilmemesi adına her zamankinden daha kritiktir. Güvence Hesabı’nın Kapsamına Giren Durumlar: Sigortasız Araçlar: Kazaya sebebiyet veren aracın geçerli bir trafik sigortasının bulunmaması. Faili Meçhul Kazalar: Kazayı yapan aracın olay yerinden kaçması ve plakasının tespit edilememesi (Sadece bedensel zararlar için). Çalıntı veya Gasp Edilmiş Araçlar: İşletenin sorumlu tutulamadığı durumlarda meydana gelen [...]

Daha fazla oku...

Tazminat Davası Ne Kadar Sürer? 2026 Güncel Süreçler

Tazminat hukuku, 2026 yılı itibarıyla yargı sistemindeki dijitalleşme ve zorunlu arabuluculuk kapsamının genişlemesiyle yeni bir çehre kazanmıştır. Maddi veya manevi zarara uğrayan vatandaşların en sık sorduğu soru olan “Tazminat davası ne kadar sürer?” sorusunun yanıtı, davanın türüne, delillerin toplanma hızına ve adli tatil süreçlerine göre değişkenlik göstermektedir. Hancızade Hukuk Bürosu, İstanbul Şişli merkezli ofisinden bu süreçleri profesyonel bir titizlikle yönetmektedir. 2026 Yılında Tazminat Davası Açma Şartları Bir tazminat davasının başarıyla sonuçlanması için hukuki stratejinin en baştan doğru kurulması gerekir. 2026 yılı yargı pratiklerinde, dava öncesi arabuluculuk aşaması, sürecin toplam süresini kısaltan en önemli faktördür. Tazminat Davası İçin Gerekli Unsurlar Hukuka Aykırılık: Kişilik haklarına veya malvarlığına yönelik saldırı. Kusur Durumu: Karşı tarafın ihmali veya kastı (Kusursuz sorumluluk halleri saklıdır). Somut Zarar: Maddi kayıp veya manevi yıkımın belgelenebilir olması. Nedensellik Bağı: Zararın doğrudan söz konusu olaydan kaynaklanması. İstanbul Avrupa Yakası’nda Yerel Hukuki Temsil İstanbul’un kalbi Şişli’de konumlanan büromuz; Beşiktaş, Kağıthane, Fatih, Bağcılar ve Beyoğlu gibi [...]

Daha fazla oku...

İşveren Açısından Haklı Nedenle Fesih

İş Akdinin İşveren Tarafından Haklı Nedenle Feshi   Haklı Neden Fesih   Dürüstlük kuralları gereği iş sözleşmesinin sürdürülmesinin beklenemediği durumlarda taraflardan birine feshetme yetkisi veren bir haktır. Taraflardan biri için sürdürülemeyecek bir hal oluşmuşsa haklı nedenle fesih hakkı ortaya çıkacaktır. Haklı nedenle feshe dayanak olan madde ise TBK md 435’tir.   TBK md 435 : Taraflardan her biri, haklı sebeplerle sözleşmeyi derhâl feshedebilir. Sözleşmeyi fesheden taraf fesih sebebini yazılı olarak bildirmek zorundadır. Sözleşmeyi fesheden taraftan, dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisini sürdürmesi beklenemeyen bütün durum ve koşullar, haklı sebep sayılır.   İş Kanununda ise taraflara haklı nedenle fesih hakkı tanıyan durumlar İş Kanununun 24. Ve 25. Maddelerinde belirtilmiştir. İş veren açısından haklı nedenle fesih hakkı veren durumlar 25. Maddede toplanmıştır.   İşveren Açısından Haklı Fesih Nedenleri   Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: Sağlık sebepleri: İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye [...]

Daha fazla oku...

Araç Değer Kaybı Tazminatı

ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNATI NEDİR VE NASIL ALINIR Gerçekleşen bir kaza sonrası aracın kaza yapmadan önceki değeri ile kazadan sonra ki değeri arasında oluşan farkın kusurlu taraftan kusuru oranında istenmesi tazminidir. Araç değer kaybı tazminatı istenebilmesi için gereken şartlar   Gerçekleşen kazada %100 kusurlu olmamak   Olası bir kazada değer kaybı tazminatı isteyen tarafın %100 kusurlu olmaması gerekmektedir. Karşı tarafın kusuru oranı doğrultusunda araçta oluşan değer kaybı alınabilecektir. Dolayısıyla karşı tarafın kusursuz olduğu tazminatı talep edenin tam kusurlu olduğu durumda araç değer kaybı için başvurulması durumunda başvuru reddedilecektir.   İki veya daha fazla kişinin müdahil olduğu bir kaza olması   Oluşan değer kaybının talep edilebilmesi için kazaya biri ve birilerinin sebebiyet vermiş olması gerekmektedir aksi takdirde kişinin kendi kusuru sebebiyle kazaya karışması durumunda araç değer kaybı tazminatı için başvuru yapılamayacaktır.   Gerçekleşen Kazada araçta bir hasarın oluşmuş olması ve onarılması gerekmektedir   Kaza sonrası araçta bir hasar oluşması ve bu hasarın onarılması gerekmektedir. Onarılmamış hasar sebebiyle aracın değerinin [...]

Daha fazla oku...

Kiraya Verenin Sahip Olduğu Haklar

Kiraya veren TBK m. 315, 352 ve 362 hükümleri uyarınca kira sözleşmesini fesih hakkına sahip olmakla beraber kira sözleşmesini feshetmek istemeyebilir. Böyle bir durumda, TBK’nın genel hükümlerinde geçen borcun ifa edilmemesinin sonuçlarından da yararlanabilecektir. Öncelikle, temerrüt halinde, kira bedelini ifa etmeyen veya geç ifa eden kiracı, TBK m. 118 uyarınca, kiracı hem gecikmiş kira bedelini hem de TBK m. 120uyarınca temerrüt faizini ödemek zorunda olacaktır. Kiracı, kusuru olmadığını ispatlasa bile, temerrüt faizini ödemek zorunda kalacaktır. Yine, TBK m. 122 uyarınca, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olan alacaklı, bu zararını ispatlarsa, borçlu bu aşkın zararı da ödemek zorunda olacaktır. Fakat, kiracı, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispatlarsa, aşkın zarardan sorumlu olmayacaktır. TBK m. 123 uyarınca her ne kadar borçlunun temerrüdü için süre vermek gerekmese de gecikmiş ifa ve temerrüt faizinden vazgeçerek, TBK m. 125’te belirlenen diğer seçimlik haklardan birini kullanmak için kural olarak kiracıya süre vermek gerekir. Bu sürenin kanımızca, TBK m. 315 ve [...]

Daha fazla oku...

Simsarlık Sözleşmesi ve Komisyon Sözleşmesi

SİMSARLIK SÖZLEŞMESİ VE KOMİSYON SÖZLEŞMESİ   Simsarlık sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu’nun 520-525 maddeleri arasında düzenlenen ve doktrindeki genel kabule göre de eksik iki taraf borç yükleyen bir sözleşmedir. Simsarlık faaliyeti aslında tarihi çok eski olan Ortaçağ zamanından günümüze gelmiş bir uygulamadır. Eski dönemlerde ulaşım ve haberleşme araçlarının yetersizliği nedeniyle simsarlara ihtiyaç duyulurken; günümüzde ise işbölümünün gelişmesi ile ortaya çıkan birçok farklı meslek grubu ve iş alanlarının ortaya çıkması ile karmaşık ve büyük bir ağ haline gelen bu ilişkilerde uzmanlaşmaya duyulan ihtiyaçtır. Özellikle ticari ilişkilerde de önem arz etmektedir. Peki daha detaylı bakacak olursak simsarlık sözleşmesi kimler arasında, nasıl ve hangi şartlarda yapılır? Bu sözleşmede Taraflara yüklenen hak ve borçlar nelerdir? Öncelikle bu sözleşme ile çeşitli nedenlerle bir araya gelemeyen kişiler arasında bir sözleşmenin kurulması olanağını sağlanır; iş bu aracılık faaliyetine simsarlık; bu aracılığı yapan kişiye ise simsar denir. Simsarlık sözleşmeleri ile bir kişinin(simsarın) taraflar arasında bir sözleşme kurulma imkanını sağlaması veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin [...]

Daha fazla oku...

İşe İade Davası Açılabilmesi İçin Aranan Koşullar

İŞE İADE DAVASI   İşveren tarafından iş sözleşmesinin geçerli bir nedene dayanmadan doğrudan feshedilmesi, feshin geçersizliği anlamına gelmektedir. İşçinin bu durumda iş kanunun da ki yazılı olan şartları sağlayarak işe iade davası açması gerekmektedir. İşçi eğer ki işe iade talebinde bulunacaksa, fesih bildirimini izleyen 30 gün içerisinde arabulucuya başvurması zorunludur. Eğer ki bu süre içerisinde işe iade talebiyle arabuluculuk süreci başlatılmamışsa işçi işe iade talebinde bulunamaz ve dolayısıyla işe iade davası açamaz.   İşe İade Davası İçin Gerekli Olan Koşullar   İşe iade davasında ilk şart, işyerinde iş güvencesinin olmasıdır yani işçinin işe iade davası açabilmesi için İş Kanunu kapsamında çalışan bir işçi olması gerekmektedir. Bir başka koşul ise, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışıyor olmalıdır. Bu koşulun aranmasının sebebi ise belirli süreli iş sözleşmesinde, taraflarca belirlenen sürede iş sözleşmesi kendiliğinden sona ereceğinden İş Kanunu’nda belirli süreli çalışan işçilerin işe iade davası açma hakkı bulunmamasıdır. Bir diğer önemli koşul ise, [...]

Daha fazla oku...

İcra Takibi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  İcra Takibi Nedir ve Kimler Başlatabilir?   İcra takibi, borçlu olan kişinin herhangi bir sebep göstermeksizin borcunu ifa etmemesi durumunda, alacaklı kişinin bu borcu devlet aracılığıyla tahsil etmesine icra takibi denilmektedir. İcra takibi, borçların devlet yardımı ile (zorla) yerine getirilmesi maksadıyla yapılmaktadır. Kural olarak alacaklının icra dairesine yapacağı bir takip talebi ile başlamaktadır. Takibin başlatılması için gerekli kanuni prosedür ve sürelere uyulması bakımından alacaklının herhangi bir hak kaybına uğramaması için söz konusu işlemlerin icra hukuk bilgisine sahip bir avukat aracılığı ile takip edilmesinde fayda vardır.   İcra Takibi İçin Görevli ve Yetkili Makam   İcra takibi için görevli merci icra daireleridir. Yetki hususu takibe konu işlemlerin hangi yerdeki icra dairesi tarafından yapılacağına ilişkindir. Bu konuda genel yetkili icra dairesi, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesidir. Özel yetki kurallarının geçerli olduğu hususlar bu kuralın istisnasını oluşturmaktadır.   İcra Takibi Aşamaları   İcra takibinin aşamaları alacaklının icra müdürlüğüne vereceği takip talebi ile başlamaktadır. Takip talebi icra dairesine [...]

Daha fazla oku...

Alacak & Miras Avukatı

Miras Avukatı Hukuk, uğruna savaşlar verilen ve kanlar dökülen bir hayati kavram olmaktadır. Nitekim adalet kavramı herkes için geçerli olan bir kavram olmaktadır. Devlet birliği ve devletlerin varlığı da zaten temelde adalet ve hak aramanın bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Hak ve adalet kavramlarının iyice ortaya çıkmadığı ve yerleşmediği toplumlarda ya da devletlerde kişiler bireysel hak ve adalet arayışı içerisine girerler ve bu durumda tarihte olduğu gibi karmaşayı beraberinde getirir. Nitekim modern toplumlar ilk etapta adalet, hak ve hukuk temelinde ele alınır ve bu kapsamda modern olarak bilinir. Zaten adaletin sağlandığı toplum ya da devletlerde toplumsal bir memnuniyet hali mevcut olur ve bu durumda tüm alanlara yansır. Adalet kavramının icra edilmesi ve hayat bulması için belirli kollar bulunur. Bu kollardan bir tanesi de avukatlık mesleği olmaktadır. Bu kapsamda avukatlık mesleği de aranan bu adalet ışığında birçok alt başlığa dayanır. Spor avukatı, ceza avukatı ve miras hukuku avukatı [...]

Daha fazla oku...
Telefon Hemen Ara
Whatsapp WhatsApp