Hukuki Danışmanlık

Rekabet Yasağı Ne Zaman Geçersiz Olur?

Şirketlerin iş sözleşmelerinde neredeyse istisnasız bir rekabet yasağı maddesi bulunur. Buna karşılık bu maddelerin önemli bir bölümü, ihtiyaç duyulduğu anda işlemez. Sebep genellikle maddenin hiç yazılmamış olması değildir; herkese aynı maddenin yazılmış olmasıdır. Rekabet yasağı, Türk Borçlar Kanunu’nda katı şartlara bağlanmıştır ve bu şartlar karşılanmadığında madde kâğıt üzerinde kalır. Geçerlilik şartları: her çalışana konulamaz Türk Borçlar Kanunu’nun 444. maddesi iki katmanlı bir şart getirir. Şart Anlamı Sık yapılan hata Yazılı şekil Taahhüdün yazılı olarak üstlenilmesi gerekir Sözlü mutabakat veya imzasız ek protokol Fiil ehliyeti İşçinin fiil ehliyetine sahip olması. Türk Medeni Kanunu’nun 10. maddesine göre fiil ehliyeti için ergin olmak, ayırt etme gücüne sahip olmak ve kısıtlı olmamak birlikte aranır. Bu üç unsurdan biri eksikken alınan taahhüt Bilgiye erişim Hizmet ilişkisinin işçiye müşteri çevresi, üretim sırları veya işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlaması Depo görevlisinden güvenlik personeline kadar herkese aynı maddeyi koymak Önemli zarar tehlikesi Bu bilgilerin kullanılmasının işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması Zarar ihtimalinin somut olarak [...]

Daha fazla oku...

İşe İade Davasını İşveren Hangi Hatadan Kaybeder?

İşe iade davalarında işverenin konumunu belirleyen tek bir cümle vardır. İş Kanunu’nun 20. maddesi şöyle der: “Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir.” Bu cümle, davanın mantığını tersine çevirir. İşveren “haklıydım” demekle yetinemez; haklı olduğunu belgeyle göstermek zorundadır. Dosyada belge yoksa, fesih gerçekte ne kadar yerinde olursa olsun geçersiz sayılır. Aşağıda, uygulamada işverenlerin bu davaları hangi noktalarda kaybettiğini ele alıyoruz. Önce kapsam: her fesih işe iade davasına konu olmaz İş güvencesi hükümleri, İş Kanunu’nun 18. maddesindeki şartların birlikte gerçekleşmesi hâlinde uygulanır. Şart Ayrıntı İşyeri büyüklüğü Otuz veya daha fazla işçi çalıştırılması Kıdem En az altı ay. Aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilir. Yer altı işlerinde bu şart aranmaz. Sözleşme türü Belirsiz süreli iş sözleşmesi Kapsam dışı İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerini sevk ve idare eden ve işe alma-çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri Kapsam değerlendirmesi fesihten önce yapılmalıdır. İşçi sayısının eşiğe yakın olduğu işyerlerinde bu hesap, sürecin nasıl [...]

Daha fazla oku...

Çalışandan Açık Rıza Almak Zorunlu mu?

İnsan kaynakları birimlerinde en sık gördüğümüz uygulama şudur: işe girişte çalışana bir tomar belge imzalatılır, içinde mutlaka bir de “açık rıza metni” bulunur. Çoğu zaman bu belge hem gereksizdir hem de işverenin aleyhine sonuç doğurur. Sebebi şudur: açık rıza, kişisel veri işlemenin altı hukuki sebebinden yalnızca biridir ve çalışma ilişkisinde çoğunlukla en zayıf olanıdır. Diğer bir sebep varken rızaya dayanmak, veriyi korumaz; aksine işlemeyi çalışanın iradesine bağlar. Açık rıza tek yol değil Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 5. maddesine göre kişisel veriler kural olarak açık rıza olmaksızın işlenemez. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrası, açık rıza aranmayan hâlleri sayar: Kanunlarda açıkça öngörülmesi Fiili imkânsızlık hâlinde hayatın veya beden bütünlüğünün korunması Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için zorunlu olması Temel hak ve özgürlüklere zarar vermemek kaydıyla veri sorumlusunun meşru menfaatleri için zorunlu [...]

Daha fazla oku...

Fazla Mesai Onayı Her Yıl Alınır mı?

İşçilik alacağı davalarında en sık karşılaşılan kalem fazla mesai ücretidir. Bu davaların işveren aleyhine sonuçlanma sebebi, çoğu zaman fazla çalışmanın gerçekten yaptırılmış olması değildir — kaydın tutulmamış olmasıdır. Kayıt yoksa, mahkeme tanık beyanına göre hüküm kurar. Tanık ise davacı işçinin yakın çalışma arkadaşıdır. Bu noktada işveren, gerçekte ödediği mesaileri dahi ispatlayamaz duruma düşer. Onay her yıl yenilenmeli mi? 2017’den beri hayır Bu soru uygulamada hâlâ karışıktır, çünkü kural değişmiştir. Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği’nin 9. maddesi 25 Ağustos 2017 tarihli değişiklikle yeniden düzenlenmiştir. Konu 2017 öncesi Yürürlükteki kural Onay ne zaman alınır Her yıl başında yenilenmesi gerekiyordu İş sözleşmesi yapılırken ya da ihtiyaç ortaya çıktığında bir kez alınır Yıllık yenileme Zorunlu Zorunlu değil İşçinin geri alma hakkı Düzenlenmemişti 30 gün önceden yazılı bildirimle geri alabilir Saklama Özlük dosyasında Özlük dosyasında (değişmedi) Yani her yılbaşında yeniden onay toplamak artık zorunlu değildir. Buna karşılık onayın yazılı olması ve özlük dosyasında bulunması zorunluluğu sürmektedir. Onayın hiç alınmamış olması ile “her yıl yenilenmemiş” olması farklı [...]

Daha fazla oku...

Devamsızlık Nedeniyle Fesih Nasıl Yapılır?

Devamsızlık, işverenin elindeki en güçlü fesih sebeplerinden biridir: ispatı kolaydır, tanığı vardır, kayda geçirilebilir. Buna rağmen devamsızlık dosyalarının önemli bir bölümü işveren aleyhine sonuçlanır. Sebep hemen her zaman aynıdır: kanunun aradığı üç ölçüden yanlış olanına dayanılması veya tutanağın sonradan sorgulandığında ayakta kalamaması. Olay gerçektir, işçi gerçekten gelmemiştir; ancak fesih hukuken geçersiz sayılır. Kanun tek bir devamsızlık ölçüsü tanımıyor, üç tane tanıyor İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendi şu hâlleri sayar. İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın: Ardı ardına iki iş günü işe devam etmemesi, Bir ay içinde iki defa, herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü işe devam etmemesi, Bir ayda üç iş günü işe devam etmemesi. Bu üçü seçenekli hâllerdir; birinin gerçekleşmesi yeterlidir. Buradaki en yaygın yanılgı, “devamsızlık üç gün olmalı” sanılmasıdır. Oysa iki gün de yeterli olabilir — belirleyici olan gün sayısı değil, günlerin nasıl dağıldığıdır. Durum Hangi ölçü Fesih hakkı Salı ve çarşamba gelmedi Ardı ardına [...]

Daha fazla oku...

Savunma İstem Yazısı Nasıl Hazırlanır?

Bir çalışanın davranışı veya verimi nedeniyle iş sözleşmesini feshetmeyi düşünen işverenin önündeki ilk zorunluluk, fesih kararı değildir: önce o çalışanın savunmasını almak zorundadır. Bu adım atlandığında fesih, esasen haklı olsa dahi geçersiz hâle gelebilir. Uygulamada en sık gördüğümüz tablo şudur: işveren fesih sebebini doğru tespit etmiştir, belgeleri de vardır; ancak savunma ya hiç alınmamış, ya da alınırken usul hatası yapılmıştır. Dosya bu nedenle kaybedilir. Savunma almak hangi fesihlerde zorunludur İş Kanunu’nun 19. maddesi açıktır: hakkındaki iddialara karşı savunması alınmadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Buna göre savunma alınması gereken hâller: Davranıştan kaynaklanan fesihler. Sık gecikme, talimatlara uymama, iş arkadaşlarıyla geçimsizlik, kurallara aykırı davranış. Verimden kaynaklanan fesihler. Performans düşüklüğü, hedeflerin tutturulamaması. Savunma alınması gerekmeyen hâl: aynı maddenin son cümlesi, İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendindeki şartlara uygun fesih hakkını saklı tutar. Yani ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık hâllerinde (örneğin hırsızlık, işverene [...]

Daha fazla oku...

Önleyici Hukuk ve Kurumsal Risk Yönetimi

Önleyici Hukuk ve Kurumsal Risk Yönetimi Hukuki sorunlar çoğu zaman bir dava dilekçesiyle başlamaz; sözleşme hazırlanırken yapılan küçük bir hata, eksik bir prosedür, zamanında atılmayan bir adım ileride ciddi uyuşmazlıklara dönüşebilir. Bu nedenle modern hukuk anlayışı yalnızca dava takibi değil, önleyici hukuk ve stratejik hukuki danışmanlık üzerine kuruludur. Hukuki riskleri ortaya çıkmadan yönetmek, bireyler ve şirketler için maliyetleri azaltır, zaman kaybını önler ve itibar kaybının önüne geçer. Özellikle Şişli, Beşiktaş, Kağıthane, Fatih, Bağcılar ve Beyoğlu gibi ticari faaliyetlerin yoğun olduğu bölgelerde, önleyici hukuki danışmanlık büyük önem taşımaktadır. Önleyici Hukuk Nedir? Önleyici hukuk, bir uyuşmazlık ortaya çıkmadan önce risklerin tespit edilmesi ve gerekli hukuki önlemlerin alınmasıdır. Bu yaklaşım sayesinde dava açılmadan çözüm üretilebilir veya dava kaçınılmazsa güçlü bir hukuki zemin hazırlanmış olur. Sözleşme hazırlama, sözleşme revizyonu, hukuki risk analizi, şirket içi prosedürlerin oluşturulması ve uyum denetimleri önleyici hukukun temel araçlarıdır. Kurumsal Şirketler İçin Hukuki Risk Yönetimi Sözleşme İncelemesi ve Hazırlanması Ticari sözleşmelerde eksik veya hatalı maddeler ciddi alacak uyuşmazlıklarına [...]

Daha fazla oku...

Stratejik Hukuki Danışmanlık ile Güvenli Gelecek

Hukuki uyuşmazlıklar ortaya çıktıktan sonra çözüm üretmek çoğu zaman daha maliyetli ve karmaşık bir süreci beraberinde getirir. Oysa doğru zamanda alınan profesyonel hukuki danışmanlık, riskleri önceden tespit ederek olası dava süreçlerini önleyebilir veya en az zararla yönetilmesini sağlayabilir. Hancızade Hukuk Bürosu, Avukat Onur HANCIZADE tarafından 2017 yılında kurulmuş olup, İstanbul Şişli’de bulunan ofisinde bireylere ve kurumlara kapsamlı hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Müvekkillerimizin ihtiyaçlarına özel geliştirilen stratejik çözümlerle, hukuki sorunlara hızlı ve doğru yaklaşım sağlamaktayız. Ulusal ve Uluslararası Hukuki Hizmet Ağı Hancızade Hukuk Bürosu; başta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Adana ve Kayseri olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinde yerel çözüm ortaklarıyla hizmet vermektedir. Uluslararası alanda ise İngiltere, Azerbaycan, Kazakistan ve Japonya’daki doğrudan girişimleri ile; Amerika Birleşik Devletleri, İsviçre, Almanya, İtalya, Fransa, Rusya, Belçika ve Körfez Ülkelerinde iş birliği halinde olduğu hukuk büroları aracılığıyla dünya ölçeğinde danışmanlık sağlamaktadır. Bu geniş hizmet ağı sayesinde hem bireysel hem de kurumsal müvekkillerimize sınır ötesi hukuki süreçlerde etkin destek sunmaktayız. Uzmanlık Alanlarımız Türkiye’nin gelişen [...]

Daha fazla oku...

Kapsamlı Hukuki Danışmanlık Hizmetleri

Hukuki uyuşmazlıklar çoğu zaman beklenmedik şekilde ortaya çıkar ve doğru zamanda doğru adım atılmadığında geri dönüşü zor hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle yalnızca dava sürecinde değil, uyuşmazlık ortaya çıkmadan önce de hukuki danışmanlık almak büyük önem taşır. Hukuk büromuz; bireysel ve kurumsal müvekkillerine geniş bir alanda danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Alacak davalarından miras hukukuna, iş hukuku uyuşmazlıklarından ticari danışmanlığa kadar birçok farklı alanda profesyonel hukuki destek sağlamaktayız. Alacak Davaları Ödenmeyen borçlar, ticari fatura alacakları, sözleşmeye aykırılık ve cari hesap uyuşmazlıkları alacak davalarının temelini oluşturur. Alacağın doğru tespiti, faiz hesaplaması ve tahsil sürecinin etkin şekilde yürütülmesi için hukuki danışmanlık önemlidir. Miras Hukuku Miras paylaşımı, vasiyetnamenin iptali, tenkis davası ve mirasın reddi gibi konularda hukuki süreçlerin doğru yönetilmesi gerekir. Aile içi uyuşmazlıkların büyümeden çözülmesi için miras hukuku danışmanlığı sunulmaktadır. İş Hukuku ve İş Kazası İşçi-işveren uyuşmazlıkları, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai alacakları ve işe iade davaları iş hukuku kapsamında değerlendirilir. Ayrıca iş kazası sonucu doğan maddi ve manevi [...]

Daha fazla oku...
Telefon Hemen Ara
Whatsapp WhatsApp