İstanbul Malpraktis Avukatı

Hatalı tıbbi uygulama dosyaları, tazminat hukukunun kendi kuralları olan bir alt alanıdır. Buradaki en kritik soru genellikle şudur: yaşanan sonuç önlenebilir bir hatadan mı, yoksa tıbben öngörülen bir komplikasyondan mı kaynaklandı? Bu ayrım dosyanın kaderini belirler.

İkinci belirleyici unsur, işlemin nerede yapıldığıdır. Kamu hastanesinde gerçekleşen bir olayla özel hastanede gerçekleşen bir olay, farklı yargı kollarında ve farklı usullerle görülür. Yanlış yerde açılan dava, esasa girilmeden reddedilebilir.

Hangi durumlarda başvurulabilir

Komplikasyon mu, malpraktis mi

Her olumsuz sonuç hukuken hata sayılmaz. Tıbbın kabul ettiği risklerin gerçekleşmesi komplikasyon olarak adlandırılır ve kural olarak tazminat gerektirmez. Buna karşılık, gerekli özenin gösterilmemesi, standart dışı uygulama veya zamanında müdahale edilmemesi söz konusuysa malpraktis gündeme gelir.

Bu ayrımın nasıl yapıldığı dosyanın en teknik kısmıdır ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Ancak komplikasyon hâlinde bile, riskin hastaya önceden anlatılmamış olması ayrı bir sorumluluk başlığı oluşturabilir.

Kime karşı, hangi yargı kolunda

  • Kamu hastanesi veya aile sağlığı merkezi. Kamu görevlisi sağlık personelinin görevi sırasındaki işlemlerinden doğan zararlarda, doğrudan hekime değil idareye karşı idari yargıda tam yargı davası açılır.
  • Özel hastane veya muayenehane. Hasta ile kurulan ilişki sözleşmeye dayandığından adli yargıda dava açılır. Hastanenin ve hekimin sorumluluğu birlikte değerlendirilebilir.
  • Ceza yönü. Olayın ayrıca taksirle yaralama veya taksirle ölüme neden olma suçunu oluşturup oluşturmadığı ayrı bir süreçtir ve tazminat davasından bağımsız yürür.

Süreç nasıl işliyor

  1. Tıbbi kayıtların temini. Hasta dosyası, epikriz, ameliyat notu, onam formu ve görüntüleme kayıtları istenir. Bu belgeler olmadan sağlıklı bir değerlendirme yapılamaz.
  2. Ön değerlendirme. Sonucun komplikasyon mu yoksa özen yükümlülüğünün ihlali mi olduğu, eldeki kayıtlar üzerinden önce hukuken tartışılır.
  3. Yargı yolunun belirlenmesi. Olayın kamu veya özel sağlık kuruluşunda gerçekleşmesine göre idari veya adli yargı yolu seçilir; idari yargıda dava öncesi idareye başvuru gerekir.
  4. Bilirkişi incelemesi. Dosyanın esası burada belirlenir. Rapora karşı itiraz ve gerekiyorsa yeni heyetten rapor talebi sürecin önemli bir parçasıdır.
  5. Zararın hesaplanması. Tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı ve manevi zarar ayrı kalemler olarak hesaplanır.

Süre — en sık yaşanan hak kaybı

Malpraktis dosyalarında zamanaşımı tek bir kurala bağlı değildir; talebin hangi hukuki temele dayandığına göre değişir. Sözleşmeye dayanan taleplerde Türk Borçlar Kanunu’nun 147. maddesindeki beş yıllık süre, haksız fiile dayanan taleplerde ise 72. maddedeki iki yıl ve on yıllık süreler gündeme gelir. İdari yargıda ise başvuru ve dava süreleri çok daha kısadır.

Ayrıca sürenin başlangıcı çoğu zaman işlem tarihi değil, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihtir. Sonucun ancak aylar sonra anlaşıldığı dosyalarda bu fark belirleyici olabilir.

Bu nedenle “çok zaman geçti” diye vazgeçmeden önce dosyanın değerlendirilmesinde fayda vardır.

Görüşmeye gelirken getirmeniz faydalı olanlar

  • Hasta dosyası ve epikriz raporu
  • Ameliyat veya işlem notu
  • İmzaladığınız onam (rıza) formunun bir örneği
  • Görüntüleme ve tahlil sonuçları
  • Sonraki tedavilere ilişkin belgeler ve faturalar
  • İşlem öncesi ve sonrasına ait fotoğraflar (özellikle estetik müdahalelerde)

Belgelerin tamamı elinizde olmayabilir; hasta dosyasının hastaneden istenmesi de sürecin bir parçasıdır.

Ofisimiz ve randevu

Ofisimiz Şişli’de, Merkez Mahallesi Akar Caddesi üzerindeki iTower Plaza’da bulunmaktadır. Binada otopark ve vale hizmeti mevcuttur. Görüşmeler randevu ile yapılmaktadır. Büromuzun diğer çalışma alanları için Şişli avukat ve hukuk bürosu sayfamıza bakabilirsiniz.

Adres: Merkez Mahallesi, Akar Caddesi, No: 3, Kat: 10, Daire: 70, iTower Plaza, Şişli / İstanbul
Telefon: 0 (532) 502 11 10
E-posta: info@hancizadehukuk.com

Sık sorulan sorular

Ameliyat sonucu beğenmedim, bu malpraktis sayılır mı?

Memnuniyetsizlik tek başına yeterli değildir. Estetik müdahalelerde ise değerlendirme farklılaşabilir; çünkü bu tür işlemlerde belirli bir sonucun taahhüt edilmiş olup olmadığı tartışılır.

Onam formu imzaladım, hakkımı kaybettim mi?

Hayır. Onam formu, hekimi her türlü sorumluluktan kurtaran bir belge değildir. Önemli olan, riskin size anlaşılır biçimde ve önceden açıklanmış olmasıdır. Matbu bir formun imzalatılmış olması tek başına yeterli sayılmayabilir.

Hastane hasta dosyamı vermiyor, ne yapabilirim?

Hasta, kendi tıbbi kayıtlarına erişme hakkına sahiptir. Verilmediği takdirde mahkeme aracılığıyla delil tespiti yoluna başvurulabilir.

Doktoru şikâyet edersem tazminat da alır mıyım?

Hayır, bunlar ayrı süreçlerdir. Ceza şikâyeti veya idari şikâyet tek başına tazminat doğurmaz; maddi ve manevi zarar için ayrıca dava açılması gerekir.

Ne kadar tazminat alabilirim?

Kesin bir rakam söylemek doğru olmaz. Tutar; kalıcı zararın derecesine, çalışma gücü kaybına, tedavi giderlerine ve olayın özelliklerine göre bilirkişi hesabıyla belirlenir.

İstanbul dışındayım, çalışabilir miyiz?

Dosya takibi büyük ölçüde yazılı yürür. İlk görüşme telefonla veya çevrim içi yapılabilir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup somut bir hukuki uyuşmazlıkta mutlaka bir avukata danışılması önerilir.

Tıbbi bir işlem sonrası zarar gördüğünüzü mü düşünüyorsunuz?

Hasta dosyanızı ve onam formunuzu değerlendirip sonucun komplikasyon mu yoksa önlenebilir bir hata mı olduğunu, hangi yargı yolunun izleneceğini konuşabiliriz. Süreler dosyanın niteliğine göre kısalabildiği için beklemek aleyhinize olabilir. Büromuz İstanbul Şişli’dedir.

WhatsApp: 0 (532) 502 11 10info@hancizadehukuk.com

Telefon Hemen Ara
Whatsapp WhatsApp