Makaleler

Yardım Nafakasının Miktarının Tespiti

YARDIM NAFAKASININ MİKTARININ TESPİTİ Yardım nafakasının miktarının tespitinde üst ve alt sınırların ne olacağı MK 365/11’de belirtilmiştir. Buna göre üst sınır, nafaka talebinde bulunanın geçinmesi için zorunlu olan miktardır. Alt sınır ise, nafaka borçlusunun malî (ödeme) gücüdür. Bundan da anlaşılacağı gibi, nafaka alacaklısı, sadece geçinebilmesi (hayatını devam ettirebilmesi) için zorunlu giderlerinin karşılanmasını isteyebilir, yoksa ne o zamana kadarki hayat düzeyini devam ettirebilmesi için gerekli olan miktarın ne de içinde bulunduğu sosyal duruma uygun bir nafakanın verilmesini isteyebilir. Örnek olarak, çok zengin kocasından boşanan ve boşanmada kusuru daha ağır olduğu için ondan yoksulluk nafakası alamayan kadının (MK 175) çocuklarından ya da babasından isteyebileceği nafaka miktarı, onlar ne kadar varlıklı olurlarsa olsunlar, geçimi için zorunlu olan miktarı aşamaz; yani nafaka yükümlülerinden evli olduğu zamanki hayat seviyesini devam ettirebilecek nafaka talebinde bulunamaz. Nafaka borçlusunun ödeyeceği nafaka miktarının alt sınırım ise onun malî (ödeme) gücü belirler. Buna göre, nafaka borçlusunun ödeme [...]

Daha fazla oku...

Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Yetkili ve Görevli Mahkeme Yetkili Mahkeme  MK 168’e göre ,boşanma davasında yetkili mahkeme ,eşlerden birinin yerleşim yeri ya da boşanma davasının açılmasından önce son defa altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Hükümden bağımsız bir yerleşim yerine sahipse ve ayrıca davadan önceki son defa altı aydan beri eşi ile ortak bir konutta oturmakta idiyse, boşanma davasına ister kendisinin ya da eşinin yerleşim yerinin, isterse son defa altı ay birlikte yaşadıkları yerin mahkemesi’ nde açabilir. Buna karşılık davacı eşin bağımsız bir yerleşim yeri yoksa, davayı ancak son defa altı ay birlikte oturdukları ortak konutun bulunduğu yer ya da eğer varsa diğer eşin oturma yeri mahkemesi’nde açabilir. Her iki eşin de bağımsız yerleşim yerleri yoksa o zaman dava davadan önceki son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi nde açılır. Belirtmek gerekir ki, MK 168 açık olarak son defa altı aydır birlikte oturdukları ibaresini kullandığı için buranın yerleşim yeri olması [...]

Daha fazla oku...

Anlaşmalı Boşanmanın Şartları

Anlaşmaşmalı Boşanma Nedir?   Anlaşmalı boşanma davası en hızlı ve kısa sürede boşanmak isteyen kişiler için açılması gereken bir davadır. Anlaşmalı boşanma evlilik birlikteliğinin tarafların ortak bir karar sonucu evlilik birlikteliğini bitirmesi anlamına gelmektedir. Anlaşmalı boşanma davasında her iki tarafta boşanmak ister boşanmanın maddi ve manevi tüm yasal sonuçları konusunda anlaşırlar.   Anlaşmalı Boşanmanın Şartları Nelerdir?   Evliliğin anlaşmalı boşanma davası ile bitirmek istenmesi sonucunda tarafların minimum bir yıl evlilik süreci geçirmiş olmaları gerekir. Bir yıldan daha süren birlikteliklerde anlaşmalı boşanma davası mümkün olmamaktadır. Bunun gerekçesi ise kısa süreli evlilik yapma ve sonra boşanma anlaşması ile hakime başvurmayı engellemek amacıyla konulmuştur. Başka bir deyişle bu şartla, tarafların daha birbirlerini tanımadan boşanmaları engellenmek istenmiştir.   Anlaşmalı boşanmak için taraflar maddi ve manevi tüm yasal sonuçlar üzerinde uzlaşım içerisinde olduklarını hazırlanacak olan anlaşmalı boşanma protokolü içerisinde bildirmeleri gerekmektedir.   Anlaşmalı boşanmalarda eşlerin davaya katılmaları mecburidir hakim duruşmada tarafları bizzat dinleyecek ve protokoldeki tüm şartlar konusunda anlaşıp [...]

Daha fazla oku...

Kira Borcunu Ödemeyen Kiracının Tahliyesi

Kira Borcunu Ödemeyen Kiracının Tahliyesi     Ev ve İşyeri sahipleri tarafından en çok karşılaşılan problemlerden biri kira borcunu ödemeyen kiracının tahliyesi ve kira bedelinin tahsilidir. Peki kira borcunu ödemeyen kiracıların tahliyesi nasıl mümkün olmaktadır?   İki Haklı İhtar Çekerek Tahliye Davası Açılması Yoluyla Kiracının Tahliyesi   Kiraya veren, kiracıya kira bedelini ödemediği için yazılı olarak iki haklı ihtar göndermiş ise, açacağı tahliye davası ile kira sözleşmesini sona erdirebilir.   Kiraya veren mal sahibi, kira bedelinin geç ödenmesi veyahut ödenmemesi durumunda bir yıl içerisinde haklı yazılı ihtarname gönderdiği kiracı aleyhine tahliye davası açma hakkına sahiptir.   HANGİ ŞARTLARIN VARLIĞI HALİNDE TAHLİYE DAVASI AÇILABİLİR   İki ihtar, bir kira yılı içerisinde iki farklı aya ait olmalıdır. İhtarlar, muaccel olan kira bedeli alacağına yönelik olmalıdır. Kiracı, iki haklı ihtara sebebiyet vermiş olmalıdır.   PEKİ TAHLİYE DAVASI NE ZAMAN AÇILMALIDIR?   İki haklı ihtarın çekilmiş olduğu kira döneminin bitiminden itibaren 1 AY içinde açılmadır.   Temerrüt Nedeni ile Tahliye Davası   Kiracı muaccel olan kira bedelini ödemez ise mal [...]

Daha fazla oku...

FAZLA ÇALIŞMA VE FAZLA SÜRELERLE ÇALIŞMA

Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Durumunda İşçinin Hakları Fazla çalışma, bir iş yerinde çalışan personelin günlük olağan çalışma saatinin üzerinde çalıştığı saatlere verilen isimdir. 4857 sayılı İş Kanununun 41. maddesine göre bir iş yerinde haftalık mesai saati en fazla 45 saattir. Personel bir haftada 45 saati aşan çalışma yaptığında bu fazlamesai olur.   İş Kanunu madde 41 uyarınca fazla çalışmanın her saati için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saati için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen tutarın %50 yükseltilmesi suretiyle ödenir.   Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle 45 saatin altında belirlendiği durumlarda bu çalışma süresini aşan ve 45 saate kadar yapılan çalışmalar, fazla sürelerle çalışmalardır.Fazla sürelerle çalışmalarda ise her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının %25 yükseltilmesi suretiyle ödenir.   Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi dilediği takdirde bu çalışmalar karşılığında zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında [...]

Daha fazla oku...

Genel olarak senet, bir kişinin kendisi aleyhine delil oluşturmak üzere imzalayıp karşı tarafa verdiği yazılı bir cisimdir ve bir borcunu ihtiva eder. Bonolardan doğan alacak için açılacak icra takibi Türk Ticaret Kanunu madde 749 uyarınca vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Yani bu 3 yıllık süre geçtikten sonra borçlu zamanaşımı defini ileri sürerek borçtan kurtulabilir. Fakat bu süre geçtikten sonra bonoya dayanılarak açılacak icra takibi başlatmanın zamanaşımına takılmasına rağmen bu 3 yıllık süreye takılan bonoya dayanarak mahkemede sebepsiz zenginleşme davası açmak mümkündür. Bu davanın süresi de 3 yıllık sürenin bitiminden itibaren 1 yıldır. Bu süreler bittikten sonra genel kanı bonoların artık bir işe yaramayacağı yönündedir. Fakat Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun kararlarında zamanaşımına uğramış ve imzası inkar edilmemiş senedin “delil başlangıcı” niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Bunun önemi delil başlangıcı bulunan hallerde mahkemede tanık dinlenmesinin mümkün olmasıdır. Yani buna göre elinizde 3+1 yıllık süresi geçmiş [...]

Daha fazla oku...

Mirastan Yoksunluk Sebepleri

    Mirastan Yoksunluk Sebepleri       “ Aşağıdaki kimseler mirasçı olamayacakları gibi; ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemezler:   Miras bırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler;   Miras bırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak sürekli şekilde ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma getirenler,   Miras bırakanın ölüme bağlı bir tasarruf yapmasını veya böyle bir tasarruftan dönmesini aldatma, zorlama veya korkutma yoluyla sağlayanlar ve engelleyenler,   Miras bırakanın artık yeniden yapamayacağı bir durumda ve zamanda ölme bağlı bir tasarrufu kasten ve hukuka aykırı olarak ortadan kaldıranlar veya bozanlar.             Mirastan yoksunluk, miras bırakanın affıyla ortadan kalkar “ TMK m. 578           “Aşağıdaki kimseler, mirasçı olamayacakları gibi ölüme bağlı tasarrufla da mirasçı veya lehine vasiyet yapılan kimse olamazlar:   Kasten veya haksız yere müteveffayı öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler.   Kasten veya haksız yere müteveffayı ölüme bağlı bir tasarrufla bulunmayacak hale getirenler.   Hile veya tehdit yahut cebir ile müteveffayı ölüme [...]

Daha fazla oku...

Menfi Tespit Davası

Menfi Tespit Davası   Borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunmaması halinde borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir (İİK m. 72/2)   Alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açarak bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamayacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus takipten önce veya sonra menfi tespit davası açılmasıdır. Zira borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde , hukuki bir yarar yoktur. Bundan sonra ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki bu da istirdat davasıdır.   2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72. Maddesi uyarınca yukarıda açıklanan şekilde menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Anılan maddenin 5. Fıkrası aynen “ Dava borçlu [...]

Daha fazla oku...

İcra Takibi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  İcra Takibi Nedir ve Kimler Başlatabilir?   İcra takibi, borçlu olan kişinin herhangi bir sebep göstermeksizin borcunu ifa etmemesi durumunda, alacaklı kişinin bu borcu devlet aracılığıyla tahsil etmesine icra takibi denilmektedir. İcra takibi, borçların devlet yardımı ile (zorla) yerine getirilmesi maksadıyla yapılmaktadır. Kural olarak alacaklının icra dairesine yapacağı bir takip talebi ile başlamaktadır. Takibin başlatılması için gerekli kanuni prosedür ve sürelere uyulması bakımından alacaklının herhangi bir hak kaybına uğramaması için söz konusu işlemlerin icra hukuk bilgisine sahip bir avukat aracılığı ile takip edilmesinde fayda vardır.   İcra Takibi İçin Görevli ve Yetkili Makam   İcra takibi için görevli merci icra daireleridir. Yetki hususu takibe konu işlemlerin hangi yerdeki icra dairesi tarafından yapılacağına ilişkindir. Bu konuda genel yetkili icra dairesi, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesidir. Özel yetki kurallarının geçerli olduğu hususlar bu kuralın istisnasını oluşturmaktadır.   İcra Takibi Aşamaları   İcra takibinin aşamaları alacaklının icra müdürlüğüne vereceği takip talebi ile başlamaktadır. Takip talebi icra dairesine [...]

Daha fazla oku...

İş Davalarında Maaş Alacağı

İŞ DAVALARINDA MAAŞ ALACAĞI  Maaşın geç ödenmesi veya eksik ödenmesi İş Kanununun 34. Maddesi gereği, ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içerisinde ücreti mücbir sebep gösterilmeksizin ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. İşbu kanun düzenlemesinde işçinin maaşının ödenmemesi sebebiyle iş görme ediminden kaçınabileceği şartlar düzenlenmiştir. Ancak İş Kanununun 24. Maddesinden kaynaklanan haklı sebeple fesih hakkının kullanımı için bu 20 günlük sürenin beklenmesine gerek yoktur. İşçinin iş görme borcundan kaçınması halinde; işveren tarafından iş protokolü feshedilemeyeceği gibi çalışmaktan kaçınmada grev olarak nitelendirilemez. İşçimin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hakkı, işveren için ise ana borçtur. Ücreti ödenmeyen işçinin bu ücretini işverenden dava veya icra takibi gibi yasal yollardan talep etmesi mümkündür. Ücreti ödenmeyen işçinin haklı sebebe dayanarak iş protokolünü feshetme hakkı da bulunmaktadır.Ücretini mücbir bir sebep gösterilmeksizin alamayan işçi alacağı konusunda takibe geçmesi veya ücreti ödeninceye kadar iş görme ediminden kaçınması durumu iş veren [...]

Daha fazla oku...
Telefon Hemen Ara
Whatsapp WhatsApp