İş Kazası Rehberi: İşçilerin Hakları, Tazminat Süreçleri ve Adım Adım Yasal Hak Arama Kılavuzu
Türkiye’de çalışma hayatının en can yakıcı sorunlarından biri olan iş kazaları, her yıl binlerce işçinin yaralanmasına, uzuv kayıpları yaşamasına ve ne yazık ki hayatını kaybetmesine neden olmaktadır. Bir iş kazası meydana geldiğinde olay sadece tıbbi bir müdahaleyle sınırlı kalmaz; yasal, idari ve mali birçok süreci beraberinde getirir.
Pek çok işçi, maruz kaldığı kazadan sonra yasal haklarını tam olarak bilmediği, işveren baskısından çekindiği veya yanlış yönlendirildiği için ciddi hak kayıpları yaşamaktadır. Bu makale; iş kazası geçiren bir işçinin veya hayatını kaybeden işçinin yakınlarının haklarını korumak, maddi ve manevi tüm tazminat imkanlarından eksiksiz yararlanmasını sağlamak amacıyla A’dan Z’ye bir başvuru kılavuzu olarak hazırlanmıştır.
1. İş Kazası Nedir? Hukuki Tanımı ve Şartları
Bir kazanın hukuken “iş kazası” statüsünde kabul edilmesi, işçinin hem Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) desteklerinden yararlanabilmesi hem de işverene karşı tazminat davası açabilmesi için ilk ve en önemli şarttır. Türk hukuk sisteminde iş kazasının tanımı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesinde net bir şekilde sınırlandırılmıştır.
Yasal mevzuata göre, bir olayın iş kazası sayılabilmesi için sigortalının işyerinde bulunması veya işverenin işi gereği bir yerde bulunması esnasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay olması gerekir.
5510 Sayılı Kanun’a Göre İş Kazası Sayılan 5 Durum
-
İşçinin İşyerinde Bulunduğu Sırada: İşçinin o an fiilen çalışıp çalışmadığına bakılmaksızın, işyeri sınırları içinde (fabrika bahçesi, yemekhane, soyunma odası, dinlenme alanı vb.) geçirdiği her türlü kaza iş kazasıdır. Örneğin; mola esnasında yemekhanede ayağı kayıp düşen işçinin uğradığı zarar bir iş kazasıdır.
-
İşverenin Yürüttüğü İş Nedeniyle: İşçinin asıl görev alanı olmasa bile, işverenin verdiği bir talimatı yerine getirirken (örneğin; büro çalışanının işverenin talimatıyla bankaya evrak götürürken sokakta araba çarpması) geçirdiği kazalar bu kapsamdadır.
-
İşçinin Görevli Gönderilmesi Durumunda: İşçinin, işveren tarafından asıl işini yapmaksızın başka bir yere görevli olarak gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmadığı zamanlarda (şehir dışı iş seyahatleri, fuar katılımları vb.) geçen sürelerde meydana gelen kazalar iş kazasıdır. Bu süreçte işçi otelde dinlenirken dahi kaza geçirse iş kazası sayılmaktadır.
-
Emziren Kadın İşçinin Süt İzninde: Kadın sigortalının, mevzuat gereği çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda (ister işyerinde, ister evinde, ister gidiş-dönüş yolunda olsun) geçirdiği tüm kazalar yasal olarak iş kazası kabul edilir.
-
İşverence Sağlanan Taşıtla Gidiş-Geliş Esnasında (Servis Kazaları): İşçilerin, işverenin tahsis ettiği bir servis aracıyla, toplu olarak işin yapıldığı yere götürülüp getirilmesi esnasında meydana gelen trafik kazaları veya araç içi kazalar doğrudan iş kazasıdır.
-
Hayati Detay: İşçinin işe kendi imkanlarıyla (kendi şahsi aracıyla, yürüyerek veya toplu taşıma kullanarak) gidip gelmesi esnasında yaşanan kazalar genel kural olarak iş kazası sayılmaz. Ancak işveren, işçiyi evinden almak üzere özel bir araç göndermiş veya servis sağlamışsa süreç tamamen iş kazası boyutuna geçer.
2. İş Kazası Türleri: Sadece Fiziksel Yaralanmalar mı Dahildir?
Toplumda iş kazası denildiğinde akla genellikle inşaattan düşme, makineye sıkışma, elektrik çarpması gibi ani ve şiddetli fiziksel yaralanmalar gelir. Ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve modern tıp bilimi, iş kazası kavramını çok daha geniş bir çerçevede ele almaktadır.
A. Fiziksel İş Kazaları
Kırıklar, beyin kanamaları, uzuv kayıpları (ampütasyon), yanıklar, kimyasal zehirlenmeler, göz yaralanmaları gibi dışarıdan bir etkiyle ani olarak meydana gelen ve bedensel bütünlüğü bozan kazalardır.
B. Psikolojik İş Kazaları ve İntiharlar
İşyerinde yoğun mobbinge (psikolojik tacize), aşırı baskıya, tehdide veya taşınamayacak düzeyde ağır strese maruz kalan bir işçinin, bu durumun etkisiyle işyerinde veya işin yürütümü sırasında geçirdiği psikolojik krizler ya da intihar vakaları, Yargıtay kararları doğrultusunda iş kazası olarak nitelendirilebilmektedir. Olayın işin yürütümüyle illiyet (nedensellik) bağı kurulması esastır.
C. İşyerinde Geçirilen Kalp Krizleri ve Beyin Kanamaları
Bir işçinin kronik bir rahatsızlığı olsa dahi, işyerinde bulunduğu sırada veya işverenin yürüttüğü iş nedeniyle başka bir yerdeyken kalp krizi veya beyin kanaması geçirmesi neticesinde ölmesi ya da malul kalması kesin olarak iş kazası sayılmaktadır. Yargıtay, bu durumlarda krizin işin ağırlığından mı yoksa işçinin kendi bünyesinden mi kaynaklandığını tazminat miktarında kusur dağılımı yaparken inceler; ancak olayın özünü “iş kazası” olarak tescil eder.
D. İş Kazası ile Meslek Hastalığı Arasındaki Fark
-
İş Kazası: Ani, beklenmedik ve belirli bir zaman diliminde (dakikalar veya saatler içinde) gerçekleşen olayları ifade eder.
-
Meslek Hastalığı: İşçinin çalıştığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden zamana yayılarak (aylar, yıllar içinde) ortaya çıkan bedensel veya ruhsal rahatsızlıklardır (Örn: Maden işçilerinde silikozis hastalığı, gürültülü ortamda çalışanlarda işitme kaybı).
3. İş Kazası Anında Yapılması Gerekenler (Adım Adım Yol Haritası)
Bir iş kazası meydana geldiğinde, ortamda panik ve kaos oluşması kaçınılmazdır. Ancak ilk anlarda atılacak adımlar, ilerleyen süreçte açılacak tazminat davalarının seyrini ve resmi kurumların tutacağı raporları doğrudan belirler. Web sitelerinde ve mobil cihazlarda karmaşayı önlemek adına, bu kritik sürecin adım adım takibi şu şekildedir:
-
1. ADIM: Kaza Anı (Başlangıç)
-
Olayın meydana geldiği ilk andır. Çevredeki kişilerin ve kazazedenin panik yapmadan soğukkanlı kalmaya çalışması, ek tehlikelerin (örn. yangın, elektrik kaçağı) önlenmesi gerekir.
-
-
2. ADIM: Eş Zamanlı Acil Müdahaleler (Paralel Süreç)
-
A. Sağlık Müdahalesi (112): İlk öncelik her zaman insan hayatıdır. Vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı ve ambulans çağrılmalıdır. İşçi şahsi araçla hastaneye götürülse bile acil servisteki doktora durumun mutlaka “İş Kazası” olduğu açıkça beyan edilmelidir.
-
B. Delil Toplama ve Fotoğraflama: Sağlık ekipleri beklenirken veya müdahale sürerken (durumu müsait olan mesai arkadaşları tarafından) kazaya neden olan alanın, arızalı makinelerin, zemindeki tehlikelerin ve eksik güvenlik ekipmanlarının (baret, kemer vb.) fotoğrafları ve videoları hemen çekilmelidir.
-
-
3. ADIM: Tespit ve Kanıt Oluşturma
-
A. Kolluk Kuvvetine Bildirim: Olay yerine polis veya jandarma çağrılarak resmi “Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı” tutulması sağlanır. Bu tutanak, işverenin sonradan delil karartma girişimlerini boşa çıkarır.
-
B. Şahit Belirleme: Kazayı gören, sesini duyan ya da kazadan hemen sonra olay yerine gelen mesai arkadaşlarının isimleri, soyisimleri ve iletişim bilgileri tanıklık için not edilir. İşçi tanıklarının ifadeleri mahkemede en önemli delildir.
-
-
4. ADIM: Resmi Yasal Süreç (Son Aşama)
-
SGK Bildirimi: Kazanın, yasal süreler içinde (işveren tarafından en geç 3 iş günü içinde) Sosyal Güvenlik Kurumu’na resmi bildirimi yapılır. İşveren bildirim yapmaktan kaçınırsa, işçi doğrudan kendisi kuruma dilekçe vererek süreci başlatır.
-
Kritik Uyarı: İşverenler veya şirket yöneticileri, idari para cezalarından ve cezai sorumluluktan kurtulmak adına işçiye hastanede “Evde düştüm”, “Merdivenden kaydım” gibi asılsız beyanlar verdirmeye çalışabilir. Bu yönlendirmelere kesinlikle itibar edilmemelidir. Hastane kayıtlarına “Adli Vaka / İş Kazası” olarak geçmeyen olayların sonradan iş kazası olduğunu kanıtlamak çok uzun ve zorlu hukuki süreçler gerektirir.
4. İş Kazası Bildirimi: Yasal Süreler ve Cezai Yükümlülükler
İş kazalarının ilgili devlet kurumlarına bildirilmesi lütuf değil, kanuni bir zorunluluktur. Bildirimlerin zamanında yapılmaması, işverene ağır yaptırımlar yüklerken işçinin de haklarına erişimini geciktirir.
İşverenin Bildirim Süresi ve Yükümlülüğü
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işveren, iş kazasını meydana geldiği tarihten itibaren en geç 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür. Eğer kaza, işverenin kontrolü dışındaki bir yerde (örneğin şehir dışı görevlendirmede) gerçekleşmişse, 3 günlük yasal süre işverenin kazayı öğrendiği günden itibaren başlar.
Bildirim Yapılmamasının Cezası Nedir?
İşverenin kazayı gizlemesi veya süresinde bildirmemesi durumunda:
-
İşverene ciddi miktarlarda idari para cezası uygulanır.
-
İşçinin bu süreçte SGK’dan aldığı geçici iş göremezlik ödeneklerinin (rapor paralarının) tamamı, kuruma geç bildirim yapan veya gizleyen işverenden faiziyle rücu edilir (tahsil edilir).
İşçi Kendisi Bildirim Yapabilir mi?
İşveren kazayı SGK’ya bildirmemekte direniyorsa, işçi veya yakınları doğrudan SGK İl Müdürlüğüne ya da Merkez Müdürlüğüne bir dilekçe ile başvurarak iş kazası ihbarında bulunabilir. Bu ihbar üzerine SGK rehberlik ve teftiş başkanlığı müfettiş görevlendirir. Müfettişler işyerinde inceleme yaparak olayın iş kazası olup olmadığını karara bağlar. Ayrıca ALO 170 hattı üzerinden de ihbarda bulunulabilmektedir.
5. İş Kazası Geçiren İşçinin Sosyal Güvenlik Hakları Nelerdir?
Sosyal devlet ilkesi gereğince, iş kazasına uğrayan sigortalı işçiye SGK tarafından birtakım maddi güvenceler sağlanır. Bu haklardan yararlanabilmek için normal hastalıklarda aranan belirli bir prim gün sayısı veya sigortalılık süresi şartı aranmaz. İşçi işe girdiğinin ilk saati bile kaza geçirse bu haklardan aynen yararlanır.
🛡️ İş Kazası Geçiren İşçinin SGK Hakları Nelerdir?
-
📌 1. Geçici İş Göremezlik Ödeneği
-
➤ Rapor Süresince Günlük Ödeme: İşçinin tedavi süresince çalışamadığı her gün için SGK tarafından ödenen rapor parasıdır.
-
-
📌 2. Sürekli İş Göremezlik Geliri
-
➤ Ömür Boyu Maaş Desteği: Kaza sonucu %10 ve üzeri kalıcı hasar (maluliyet) oluşan işçilere bağlanan ömür boyu maaştır.
-
-
📌 3. Kapsamlı Sağlık ve Tedavi Desteği
-
➤ Protez, Tıbbi Araç ve Gereç: Tedavi sürecinde ihtiyaç duyulan tüm tıbbi malzemelerin ve protezlerin SGK tarafından karşılanmasıdır.
-
-
📌 4. Hak Sahiplerine Ölüm Aylığı
-
➤ Vefat Durumunda Yakınlarına Destek: Kazanın ölümle sonuçlanması halinde işçinin ailesine (eş, çocuk, anne-baba) bağlanan aylık ve cenaze ödeneğidir.
-
A. Geçici İş Göremezlik Ödeneği (Rapor Parası)
İş kazası nedeniyle istirahat raporu verilen işçinin çalışamadığı dönemdeki kazanç kayıplarını telafi etmek amacıyla SGK tarafından ödenen paradır.
-
Yatarak Tedavilerde: İşçinin günlük brüt kazancının yarısı (%50) ödenir.
-
Ayakta Tedavilerde (Evde istirahat dahil): Günlük brüt kazancının üçte ikisi (%66.6) ödenir.
-
Normal hastalıklarda ilk 2 gün için rapor parası ödenmezken, iş kazasında ilk günden itibaren tüm günler için ödeme gerçekleştirilir.
B. Sürekli İş Göremezlik Geliri (Maluliyet Maaşı)
İş kazası neticesinde işçinin meslekte kazanma gücünü kalıcı olarak en az %10 oranında kaybettiği Sağlık Kurulu raporuyla tespit edilirse, işçiye ömür boyu sürecek bir gelir (maaş) bağlanır.
-
Bu gelir, işçinin kusur oranına, maluliyet derecesine ve kazadan önceki son üç aylık brüt maaş ortalamasına göre hesaplanır.
-
İşçi iyileşip başka bir fabrikada veya işte tam maaşla çalışmaya başlasa dahi, vücudundaki %10 ve üzeri kalıcı hasardan ötürü bu geliri almaya devam eder; SGK bu maaşı kesmez.
C. Hak Sahiplerine Bağlanan Ölüm Aylığı ve Cenaze Ödeneği
İş kazasının ölümle sonuçlanması halinde, ölen işçinin geride kalan ebeveynlerine, eşine ve çocuklarına aylık bağlanır. Ayrıca cenaze masraflarının karşılanması amacıyla her yıl güncellenen tutarda bir cenaze ödeneği nakdi olarak ödenir.
6. İş Kazası Tazminat Davaları ve Türleri
SGK’nın işçiye sağladığı yardımlar sadece temel geçim ve tedavi giderlerini kapsar. İş kazasının meydana gelmesinde işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması, yani “kusurlu” olması durumunda işçi, İş Mahkemelerinde işverene karşı geniş kapsamlı tazminat davaları açabilir.
| 💰 Tazminat Türü | 👥 Kimler Talep Edebilir? | 📋 Neleri Kapsar? / İçeriği Nedir? |
| Maddi Tazminat |
• İşçinin kendisi
• Ölüm halinde işçinin destek olduğu yakınları |
• Tedavi ve ilaç masrafları
• Raporlu olunan dönemdeki maaş kayıpları
• Geleceğe yönelik efor (güç) kaybı kazançları |
| Manevi Tazminat |
• İşçinin kendisi
• İşçinin eşi ve çocukları
• İşçinin anne ve babası |
• Kazanın yarattığı psikolojik çöküntü
• Duyulan derin acı, elem ve kederin hafifletilmesi bedeli |
| Destekten Yoksun Kalma |
• Ölen işçinin eşi ve çocukları
• İşçinin geçindirdiği anne ve babası |
• İşçinin yaşasaydı ailesine sağlayacağı maddi desteğin yok olması nedeniyle uğranılan gelecek zararları |
1. Maddi Tazminat Davası Detayları
Maddi tazminat, işçinin malvarlığında kaza nedeniyle oluşan somut azalmaları ve gelecekte uğrayacağı kesinleşmiş ekonomik kayıpları karşılar. Bu dava kapsamında “Aktüerya Hesabı” denilen teknik bir hesaplama yapılır. İşçinin yaşı, kalan çalışma ömrü, maluliyet oranı ve kusur durumları göz önüne alınarak gelecekte kazanamayacağı para hesaplanır ve işverenden tahsil edilir.
2. Manevi Tazminat Davası Detayları
Manevi tazminat, bir cezalandırma aracı değildir ancak işçinin kaza sonrasında yaşadığı ruhsal yıkımı, uzuv kaybından ötürü toplum içinde hissettiği eksiklik duygusunu ve çektiği fiziksel acıları bir nebze olsun dindirmeyi amaçlar. Hakim, manevi tazminat tutarını belirlerken tarafların ekonomik durumuna, olayın oluş şekline ve kusur oranlarına bakarak hakkaniyete uygun bir miktar takdir eder.
7. Kusur Oranı ve Tazminat Hesabına Etkisi
İş kazası davalarının şüphesiz en teknik ve en önemli aşaması kusur tespiti aşamasıdır. Mahkeme, davanın başında olayı doğrudan karara bağlamaz; dosya içindeki tüm delilleri, kamera kayıtlarını ve tanık ifadelerini alarak konunun uzmanı olan İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) bilirkişi heyetine gönderir.
Kusur oranları toplamda %100 üzerinden paylaştırılır:
-
İşverenin Kusuru: İşyerinde risk analizi yapmamak, işçiye gerekli eğitimleri vermemek, koruyucu ekipman (baret, eldiven, çelik tabanlı ayakkabı vb.) sağlamamak, makinelerin periyodik bakımlarını aksatmak gibi durumlar işverenin kusurunu artırır.
-
İşçinin Kusuru (Müterafık Kusur): İşverenin tüm yasal önlemleri almasına, yazılı uyarılar yapmasına ve ekipman sağlamasına rağmen işçinin keyfi olarak bu kurallara uymaması, şakalaşması veya tehlikeli hareketler yapması durumunda işçiye de kusur verilir.
Önemli Kural: İşçinin kazada kusurlu olması, tazminat almasına tamamen engel teşkil etmez (işçinin kastı veya intihar durumu hariç). Sadece hesaplanan toplam tazminat tutarından işçinin kusuru oranında indirim yapılır. Örneğin; bilirkişi işçinin toplam maddi zararını 600.000 TL olarak hesaplamışsa ve işçi kazada %30 kusurlu bulunmuşsa, işçinin alacağı net tazminat %30 kırılarak 420.000 TL’ye düşürülür.
8. İş Kazası Davalarında Zamanaşımı Süreleri
Hak arama yolunda sürelerin kaçırılması, haklı olsanız dahi davanızın usulden reddedilmesine yol açar. İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında genel zamanaşımı süresi 10 yıldır.
-
Zamanaşımının Başlangıcı: Bu 10 yıllık süre, kaza tarihinden itibaren işlemeye başlar.
-
İstisnai Durum (Gelişen Durum): Eğer kaza anında anlaşılamayan ancak ilerleyen yıllarda ortaya çıkan veya Adli Tıp raporuyla kesinleşen ek bir sakatlık/hastalık durumu (gelişen durum) söz konusu ise, 10 yıllık zamanaşımı süresi bu yeni durumun kesin olarak öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
Ancak delillerin kaybolmaması, şahitlerin olay anını net hatırlaması ve işyerinin kapanma ihtimaline karşı davaların kazadan sonraki ilk 1 ila 2 yıl içinde açılması hukuki açıdan en sağlıklı yoldur.
9. Sigortasız (Kayıt Dışı) Çalışırken İş Kazası Geçirenlerin Durumu
Ülkemizde maalesef kayıt dışı istihdam yaygındır ve en çok kaza da sigortasız çalıştırılan işçilerin başına gelmektedir. İşverenler, sigortasız işçi kaza geçirdiğinde resmi kurumların durumdan haberdar olmaması için işçiye para teklif ederek susturmaya veya doğrudan tehdit ederek işten çıkarmaya yeltenmektedir.
Unutmayın: Sigortasız çalıştırılmanız hiçbir hakkınızı ortadan kaldırmaz! Yasal mevzuat tamamen işçiden yanadır. İzlenmesi gereken hukuki strateji şu şekildedir:
-
Hizmet Tespit ve İş Kazası Tespiti Davası: İşçi, İş Mahkemesinde işverene karşı hem sigortasız çalıştığı günlerin tespiti (Hizmet Tespit Davası) hem de geçirdiği kazanın bir iş kazası olduğunun tespiti davasını birlikte açar.
-
Delillerin Sunulması: Bu davada işyerindeki diğer çalışanların şahitliği, maaşın bankadan yatıp yatmadığı, işyeri giriş-çıkış kamera kayıtları, whatsapp yazışmaları veya iş önlüğüyle çekilmiş fotoğraflar delil olarak sunulabilir.
-
SGK’nın Devreye Girmesi: Mahkeme veya SGK müfettişleri çalışmayı tespit ettikten sonra işçi geriye dönük olarak sigortalı sayılır. SGK, işçinin tüm tedavi giderlerini ve rapor paralarını üstlenir. Ardından yaptığı tüm bu harcamaları ve bağladığı maaşları kusurlu işverenden faiziyle tahsil eder.
10. İş Kazalarının Ceza Hukuku Boyutu (Kamu Davaları)
İş kazaları sadece bir tazminat veya para konusu değildir. İş kazasında bir işçinin yaralanması veya ölmesi, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında doğrudan suç teşkil eder ve cumhuriyet savcılıkları tarafından soruşturma açılır.
-
Taksirle Yaralama (TCK Madde 89): İşçinin yaralandığı kazalarda işverenin, şantiye şefinin veya iş güvenliği uzmanının ihmali varsa cezai soruşturma yürütülür. Yaralanma basit nitelikteyse şikayete bağlıdır; ancak uzuz kaybı, bitkisel hayat veya kalıcı sakatlık gibi ağır durumlarda işçi şikayetini geri çekse bile kamu davası düşmez, ceza yargılaması devam eder.
-
Taksirle Öldürme (TCK Madde 85): Ölümlü iş kazalarında savcılık hiçbir şikayet aramaksızın doğrudan soruşturma başlatır. Kusuru bulunan sorumlular hakkında 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılır. Birden fazla kişinin ölümü veya yaralanması söz konusu ise bu ceza 15 yıla kadar çıkabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. İş kazası davası ortalama ne kadar sürer?
İş mahkemelerinin iş yoğunluğuna, kusur tespiti için bilirkişi raporlarının gelme süresine ve en önemlisi Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) maluliyet (sakatlık) oranına dair raporun çıkma hızına bağlı olarak iş kazası tazminat davaları ortalama 1.5 ila 3 yıl arasında sürmektedir. Kararın kesinleşmesi için İstinaf ve Yargıtay aşamaları da bu süreye eklenebilmektedir.
2. Kendi dikkatsizliğim yüzünden kaza yaptıysam yine de dava açabilir miyim?
Evet, açabilirsiniz. İş hukukunda işverenin gözetme borcu vardır. İşveren, işçinin dikkatsiz davranabileceğini öngörerek buna göre teknolojik ve fiziki önlemleri (örneğin; elini makineye sokmasını engelleyecek sensörlü bariyerler) almak zorundadır. Sizin kusurlu olmanız sadece alacağınız tazminattan belirli bir oranda indirim yapılmasına neden olur, haklarınızı tamamen sıfırlamaz.
3. İş kazasından sonra işveren beni işten çıkarabilir mi?
İş kazası geçiren ve istirahat raporu olan bir işçinin iş sözleşmesi, raporlu olduğu süre boyunca işveren tarafından feshedilemez. Eğer işveren sırf kaza geçirdiniz veya hak arıyorsunuz diye sizi işten çıkarırsa, yasal şartları varsa İşe İade Davası açabilir, ayrıca kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve kötüniyet tazminatı gibi tüm haklarınızı yasal faiziyle birlikte talep edebilirsiniz.
4. İşverenin baskıyla imzalattığı “Şikayetçi Değilim” belgesi geçerli midir?
Hayır, geçersizdir. İşçinin kaza sonrasında, hastane psikolojisiyle veya işini kaybetme korkusuyla imzaladığı, içinde net bir maddi karşılık barındırmayan ve gerçek zararı karşılamayan genel içerikli ibranameler ve feragatnameler hukuken geçersiz kabul edilir. Mahkemeler, işçinin gerçek zararını hesaplatıp imzalattırılan komik rakamları bu zarardan düşerek kalan kısmı işçiye hükmeder.
5. Deneme süresindeyken kaza geçirdim, haklarım var mı?
Hukukumuzda “sigortasız deneme süresi” diye bir kavram yoktur. İşçi işe başladığı ilk dakikadan itibaren sigortalı olmak zorundadır. Dolayısıyla deneme süresinde geçirilen kazalar da tam kapsamlı iş kazasıdır ve yukarıda sayılan tüm haklar (rapor parası, tazminat vb.) aynen geçerlidir.
6. Taşeron (Alt İşveren) işçisiyim, tazminatı kimden isteyeceğim?
Asıl işveren ile alt işveren (taşeron) iş kazalarından ötürü işçiye karşı müteselsilen (birlikte) sorumludur. Taşeron firmada çalışırken kaza geçiren bir işçi, maddi ve manevi tazminat davasını hem taşeron firmaya hem de işin asıl sahibi olan ana firmaya birlikte açabilir. Bu durum, işçinin tazminatını tahsil edebilme ihtimalini (güvencesini) artırır.
7. Alkol alıp işe gelen ve kaza geçiren işçinin durumu nedir?
İşçinin işyerine alkollü gelerek kaza geçirmesi olayın “iş kazası” niteliğini değiştirmez; olay yine iş kazasıdır ve SGK sağlık yardımlarını yapar. Ancak tazminat davası aşamasında, işçinin alkollü olması kazanın doğrudan nedeni ise işçiye çok yüksek oranda (%80 – %100) kusur verilir. Bu da işverenden tazminat almasını neredeyse imkansız hale getirebilir.
Sonuç ve İşçilere Hayati Öneriler
İş kazaları, çalışanların hayatında geri dönüşü zor bedensel ve ruhsal yaralar açan hassas olaylardır. Türk yasal mevzuatı ve mahkemeler, emeği koruma ilkesi gereğince her zaman işçinin haklarını koruma eğilimindedir. Hak kaybına uğramamak, işverenlerin sunduğu yetersiz tekliflere mahkum kalmamak ve geleceğinizi güvence altına almak için şu altın kuralları unutmayın:
-
Hastanede asla gerçeğe aykırı beyanda bulunmayın (“Evde oldu” demeyin).
-
Kazanın hemen ardından olay yerinin fotoğraflarını çektirin ve şahitlerinizi netleştirin.
-
İşverenin önünüze koyduğu, içeriğini tam anlamadığınız hiçbir “İbraname” veya “Haklarımdan vazgeçtim” belgesini imzalamayın.
-
İş kazası davaları yüksek oranda teknik hesaplamalar (Aktüerya, Maluliyet tespiti vb.) içerdiğinden, süreci mutlaka alanında uzman bir İş Hukuku Avukatı ile birlikte yürütün.
Unutmayın: Hiçbir iş, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinden daha acil; hiçbir kazanç, sizin sağlığınızdan ve hayatınızdan daha değerli değildir! Güvenle çalışın, haklarınızı savunun.
Bilgi Almak İçin Aşağıda Yer Alan Form Üzerinden Bizimle İletişime Geçebilirsiniz
""
1